MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 03/11/2020 NUMARASI: 2018/222 E. - 2020/286 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... kodlu ... ve ... kodlu ... markaları ile aynı şekilde ... ibaresinin davalı tarafından müvekkillerine ait marka haklarına tecavüz eder nitelikte kullanıldığını, davalı tarafından kullanılan ...", "...", "...", "...", "... ibareli markaların, müvekkiline ait markalara birebir benzediğini, davalıya ait marka kullanımlarının, müvekkilinin faaliyette bulunduğu mal ve hizmet sınıflarında olduğunu, davalının kullanımları ile müvekkili bünyesinde yer alan şirketlerden biri olduğu izlenimini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/652 KARAR NO: 2024/685 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 03/11/2020 NUMARASI: 2018/222 E. - 2020/286 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... kodlu ... ve ... kodlu ... markaları ile aynı şekilde ... ibaresinin davalı tarafından müvekkillerine ait marka haklarına tecavüz eder nitelikte kullanıldığını, davalı tarafından kullanılan ...", "...", "...", "...", "... ibareli markaların, müvekkiline ait markalara birebir benzediğini, davalıya ait marka kullanımlarının, müvekkilinin faaliyette bulunduğu mal ve hizmet sınıflarında olduğunu, davalının kullanımları ile müvekkili bünyesinde yer alan şirketlerden biri olduğu izlenimini verdiğini, davalıya ait kullanımlar ile müvekkil şirketlerine ait markaların halk tarafından karıştırılmaya açık olduğunu, markanın ilk kez müvekkilleri olan şirket tarafından kullanıldığını, markanın müvekkili tarafından bilinir hale getirildiğini, müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalının kullanımlarının marka haklarına tecavüzün yanı sıra haksız rekabet de teşkil ettiğini ve davalının müvekkilinin ticari itibarından haksız şekilde yararlanmaya çalıştığını iddia ederek, davalıya ait ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğünü ve davalının müvekkiline ait marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini ve durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava bakımından yasal hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı firmanın müvekkiline ait ürünleri taklit ettiğini ve izinsiz olarak kullandığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, müvekkilinin 10 yılı aşkın süredir bitkisel ürünlerin üretim ve pazarlamasını yaptığını, ürünlerin tasarlayıcısı, imalatçısı ve satıcısı olduğunu, davacı ve müvekkili arasında duygusal ilişki bulunduğunu, müvekkili ile davacının belli süreler bu işi birlikte yaptıklarını, daha öncesinde davacının bu işlerden anlamadığını, davalının, müvekkilini kandırarak tescilleri sadece kendi adına yaptığını ve müvekkilinin bu durumdan çok sonradan haberi olduğunu, davacı adına usulsüz tescil edilen marka ve ürünlerin tek hak sahibinin müvekkili ... olduğunu, müvekkilinin mimarı olduğu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olduğunu, müvekkili ürünleri ile tecavüz edildiği iddia edilen ürünler arasında iltibas olmadığını, davacının tasarım tescil belgesi aldığı ürünün yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmadığını, bu tasarımların kamuya mal olduklarını, pek çok firma tarafından yıllardır üretildiklerini, davacı tasarımları ile...