DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/05/2024 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... TAŞ arasında 2016 yılında Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmeye dayalı olarak müvekkili şirketin 2.000,000 TL (İkimilyon Türk Lirası) limiti dahilinde değişik zamanlarda davalı bankadan rotatif krediler kullanıldığını, davalı bankanın sözleşmenin kendisine verdiği tek taraflı faiz belirleme/ değiştirme yetkisini TMK Madde 2'de düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde keyfi olarak kullanıldığı, sözleşmede yükümlü olmasına rağmen 1 gün öncesinden müvekkili şirkete ihbar etmediğini, davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2171 KARAR NO: 2024/754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/03/2021 DOSYA NUMARASI: 2019/623 Esas 2021/286 Karar DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/05/2024 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... TAŞ arasında 2016 yılında Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmeye dayalı olarak müvekkili şirketin 2.000,000 TL (İkimilyon Türk Lirası) limiti dahilinde değişik zamanlarda davalı bankadan rotatif krediler kullanıldığını, davalı bankanın sözleşmenin kendisine verdiği tek taraflı faiz belirleme/ değiştirme yetkisini TMK Madde 2'de düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde keyfi olarak kullanıldığı, sözleşmede yükümlü olmasına rağmen 1 gün öncesinden müvekkili şirkete ihbar etmediğini, davalı banka kredi kullandırımlara %15-%16 bandında değişen faiz oranları ile başlamadığını ancak piyasa koşullarındaki kötü durumu fırsata çevirerek özellikle 2018 yılının ikinci yarısında bileşik faiz oranlarını %45'lere kadar yükselttiğini genel kredi sözleşmesi içinde komisyon adı altında bir kesinti yapma iken 2018'in 5. Ayından 2018 yılı sonuna kadar komisyon adı altında tek taraflı düzenleme ile kesinti yaptığı dolayısıyla müvekkili şirketten haksız olarak tahsil ettiği ve belirsiz alacak durumunda olan fahiş faiz miktarının tespiti ile birlikte 2018'in 5. ayından 2018 yılı sonuna kadar komisyon adı altında alınan fahiş kesintilerin MK madde 2'deki iyi niyet ilkesi ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ilklerine aykırı olarak tahsil ettiği tüm kalemlerin tahsil edildiği tarihten itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacıya verilmesine yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davası olarak davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeni ile reddi gerekliği, kredi faiz oranlarının hukuka, kanuna aykırı olmadığı, davacı şirket ile müvekkil banka tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerine ve ayrıca TCMB' na bildirilen oranlara uygun olarak faiz oranlarının belirlediği, ilgili sözleşme ödeme planında faiz oranlarına yer verilmediği durumlarda kredi kullandırım tarihinde Banka'nın bildirdiği faiz oranının geçerli olacağının düzenlendiğini, davacıya tahsis olunan kredilere uygulanan faiz oranlarının tacir olan davacı tarafından baştan beri bilindiği ve yine davacı ile kullandırılan krediler uygulanan faiz oranlarının TCMB ye bildirilen oranların altında olduğunu, davacı ile banka arasında imzalanan genci kredi sözle...