Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/735 · K. 2024/345
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/735 K. 2024/345

E. 2023/735K. 2024/3457 Mayıs 2024
haciziptal davasıtasarrufun iptalitazminathaksız fiilçekişmesiz yargı işinafakatazminat davasıticari faaliyetgörevli mahkemeicra takibiistinaf yolumaddi ve manevi tazminatmanevi tazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle, davacının ------ davalılardan----- ailesine ait olan ------- isimli üç grup şirketinin devir edilmesi hususunda anlaşmış olduğu,------- tarihinde taraflarca bir protokol imza edilmiş olduğu, protokol hükümlerine göre müvekkilinin ödemesi lazım gelen 945.000 USD devir tarihinde devredenlere ödenmiş olduğu, devir işlemleri akabinde şirketin faaliyetlerine başladığı, yapılan yatırımlar ve geniş pazarlama ağına ulaşılması neticesinde de ------------ pazarında büyük bir paya sahip olmaya başlamış olduğu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketler ticari faaliyetlerine devam ederken, şirketleri devraldıkları---- müvekkillerine ilk olarak kapatılan ---- sayılı dosya tahtında, yapılan devirin iptaline ilişikin...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/378 Esas KARAR NO:2024/419 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/10/2014 KARAR TARİHİ: 27/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle, davacının ------ davalılardan----- ailesine ait olan ------- isimli üç grup şirketinin devir edilmesi hususunda anlaşmış olduğu,------- tarihinde taraflarca bir protokol imza edilmiş olduğu, protokol hükümlerine göre müvekkilinin ödemesi lazım gelen 945.000 USD devir tarihinde devredenlere ödenmiş olduğu, devir işlemleri akabinde şirketin faaliyetlerine başladığı, yapılan yatırımlar ve geniş pazarlama ağına ulaşılması neticesinde de ------------ pazarında büyük bir paya sahip olmaya başlamış olduğu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketler ticari faaliyetlerine devam ederken, şirketleri devraldıkları---- müvekkillerine ilk olarak kapatılan ---- sayılı dosya tahtında, yapılan devirin iptaline ilişikin "tasarrufun iptali davası" açılmış olduğu, bu davada ------ tarafından lehine ---- tanzim ve -------- vade tarihli iki adet bonolar düzenlendiğini, bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine, ----- tarihlerinde icra takipleri başlatıldığı ve borçlu------- yapılan hacizler neticesinde haczi kabil malı olmadığını" şirketler bakımından yapılan devirlerin iptal edilmesini talep etmiş olduğu, müvekkilinin 2010 yılından beri başlayan sayısız dava ve yargılamada söz konusu senetlerin sonradan----------- isimli şahıslar arasında imza ve tanzim edildiğini, ortada aslında gerçek bir alacak - borç ilişkisi olmadığını, zira 7.500.000 USD gibi son derece büyük bir meblağın ----- sokulabilmesinin imkansız olduğunu, kaldı ki bu "borcun" zaten taraflarca imza altında alınmış protokolde dahi belirtilmediğini, yapılan bu ilişkinin açıkça hileli ve muvazzalı olduğunu iddia ve ispat etmiş olduğu, ancak ------- kararıyla tüm bu itirazlarını reddederek davaların kabulüne karar vermiş olduğu, müvekkilinin icra dosyalarında borçlu duruma düşmüş olduğu, itirazları üzerine dosyayı tetkik eden------- sayılı ilamı vermiş olduğu karar davayı temelinden ortadan kaldırmış olduğu,------ söz konusu kararında açıkça, alacaklı ve borçlu arasında 7.500.000,00 USD değerinde büyük miktardaki bir para transferine yönelik delil sunulmadığını, aralarındaki borç ilişkisinin ispat edilemediğini, taraflar arasındaki alacak ilişkisinin gerçek bir alacak - borç ilişkisi olmadığını bu sebeple temeldeki ilişkinin gerçek olmasının tasarrufun iptali davasının ön şartı olduğunu ve davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiş olduğu, söz konusu kararda açıkça davalılar arasındaki ilişkinin muvazzalı olduğu alacak ve borç ilişkisinin gerçek temeller üzerine kurulmadığının belirtildiği, davalılardan ------- sayılı dosyasınca açmış olduğu tasarrufun iptali davasının da reddedilmiş olduğu, davalıların ortak iradele...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/378 · K. 2024/419

27 Mayıs 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/905 · K. 2024/398

21 Mayıs 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/654 · K. 2024/148

27 Şubat 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/831 · K. 2024/945

18 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/424 · K. 2024/541

2 Temmuz 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/614 · K. 2024/23

16 Ocak 2024