DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketçe davacı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 100.000,00 Euro bedelli (236.000,00 TL) 25.03.2010 düzenleme ve 21.03.2011 vade tarihli, alacaklısı davacı şirket olan teminat senedi ile takip başlatılmasına rağmen müvekkilinin borcu bulunmadığını, müvekkilinin yöneticisi olduğu Romanya merkezli ... Şirketi ile davalı arasında düzenlenen bayilik sözleşmesine, müvekkilinin garantör olarak taraf olduğunu,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1618 KARAR NO: 2024/777 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/12/2022 NUMARASI: 2021/33 2022/971 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketçe davacı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 100.000,00 Euro bedelli (236.000,00 TL) 25.03.2010 düzenleme ve 21.03.2011 vade tarihli, alacaklısı davacı şirket olan teminat senedi ile takip başlatılmasına rağmen müvekkilinin borcu bulunmadığını, müvekkilinin yöneticisi olduğu Romanya merkezli ... Şirketi ile davalı arasında düzenlenen bayilik sözleşmesine, müvekkilinin garantör olarak taraf olduğunu, takip konusu bononun garanti sözleşmesi kapsamında düzenlenerek makbuz karşılığı davalıya verildiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin bir kısım taşınmazlarının ipotek edildiği gibi, ipoteğin teminatı olarak takip konusu bononun verildiğini, ancak bononun garanti sözleşmesine aykırı şekilde doldurularak, müvekkilinin borcu varmış gibi takibe konduğunu, taraflar arasında doğrudan ticari ilişki bulunmadığından müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, sözleşme sırasında bononun kısmen doldurulduğunu, ancak bononun sonradan, davacının nakden aldığı para borcuna karşılık verdiği şeklinde düzenlenerek takibe konduğunu, bonoda ilk yazılan kısımların büyük harflerle yazıldığını, sonradan anlaşmaya aykırı olarak tanzim yeri, tanzim tarihi ve yetkili mahkemenin eklendiğini, kısmen doldurulan sözleşme ekindeki bono ile takip konusu bononun aynı olduğunu, garanti sözleşmesi gereği taahhüt edilen borcun muaccel borç olmadığını, borcun varlığını tespit edecek bir işlem yapılmadığı gibi borç yönünden ihtar keşide edilerek temerrüdün oluşturulmadığını, belirlenen borcun ödenmesi ihtar edilerek ödenmemesi halinde takip yapılması gerektiğini, müvekkilinin garanti sözlmeşmesi kapsamında yükümlülüklerinin teminatını oluşturmak üzere taşınmazlarını ipotek ettirdiğini, ipoteğin teminatı olarak verilen bononun takibe konmasının kanuna aykırı olduğunu, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak daha sonra teminat senedine dayalı takip başlatılması gerektiğini, takip dosyasındaki tebligatların farklı adreslere TK'nın 21. maddesine göre yapılarak müvekkilinin takipten haberdar edilmediğini, 24.10.2011 tarihinde yapılan ihtiyati haciz işlemleriyle takipten haberdar olunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 25.03.2010 düzenleme ve 21.03.2011 öd...