MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 16/02/2021 NUMARASI: 2018/215 Esas 2021/21 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/05/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "..." markalarının müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli olduğunu, söz konusu markanın kelime ve şekil anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının davalının markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, davalı tarafından tescil edildiği şekilden farklı kullanıldığını, bu kullanımın iltibas yaratmak suretiyle müvekkilinin ticari işletmesi ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2022/1459 Esas KARAR NO: 2024/895 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 16/02/2021 NUMARASI: 2018/215 Esas 2021/21 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/05/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "..." markalarının müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli olduğunu, söz konusu markanın kelime ve şekil anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının davalının markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, davalı tarafından tescil edildiği şekilden farklı kullanıldığını, bu kullanımın iltibas yaratmak suretiyle müvekkilinin ticari işletmesi ve diğer iktisadi menfaatleri bakımından zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davacının markasının tanınmış marka olduğu, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının, müvekkiline ait tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüzünün tespiti ile tecavüzün durdurulmasına ve men'ine, ... sayılı "...+Şekil" markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "..." ibaresinin açılımının şirket yetkililerinin soyadı olan "..." in ilk hecesinin alınmasını ve yapılan işle alakalı otomotiv yedek parça cümlesinin eklenmesiyle oluştuğunu, hiçbir şekilde tescilli marka olan "..." ya da türetci tescilli markalara benzemek kastıyla oluşturulmadığını, müvekkili şirketin hiçbir şekilde haksız kazanç peşinde olmadığını, müvekkiline ait tescilli marka "..." ile davacıya ait tescilli markalar karşılaştırıldığında markalar arasında bir benzerlik olmadığının ortaya çıkacağını, bu sebeple orta halli tüketicilerin bahsi geçen markaların farklı markalar olduğunun tespitinin çok kolay olacağını, markalar arasında yazım karakterlerinin de tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının markasının 25/04/2006 tarihinde tescil edilmesine rağmen davanın 10/05/2018 tarihinde açıldığı, aradan yaklaşık 12 yıl geçtiği, bu durumda Kanunda öngörülen 5 yıllık sürenin dolduğu, her ne kadar davalının daha önce davacının bayiisi olması nedeniyle davacının markalarından haberdar olduğu, bu nedenle davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğu anlaşılmışsa da, davalı şirketin ilk marka tescilinden yaklaşık 12 yıl sonra bu davanın açıldığı, davalının markayı tescilli olduğu mal ve hizmetler için tescil ettirmekle yetinmediği, tescilden itibaren yoğun ve yaygın biçimde markayı kullandığı, bu kullanımların davacının...