Taraflar arasındaki tenfiz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı arasında 24.02.2011 tarihli işbirliği sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşmenin 10. maddesi uyarınca uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözüme kavuşturulacağının kararlaştırıldığını, davalı şirket tarafından, işbirliği sözleşmesine dayanılarak, ICC tahkim merkezine başvuru yapıldığını, 19.01.2017 tarihinde de ... dosyası üzerinden tahkim tarafından müvekkili şirketler lehine kesin karar verildiğini, kesinleşmiş yabancı hakem kararının Türkiyede geçerlilik kazanması ve cebri icraya konu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1001 KARAR NO: 2024/785 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/02/2021 NUMARASI: 2020/151 E. - 2021/263 K. DAVANIN KONUSU: Yabancı hakem kararının tenfizi Taraflar arasındaki tenfiz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı arasında 24.02.2011 tarihli işbirliği sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşmenin 10. maddesi uyarınca uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözüme kavuşturulacağının kararlaştırıldığını, davalı şirket tarafından, işbirliği sözleşmesine dayanılarak, ICC tahkim merkezine başvuru yapıldığını, 19.01.2017 tarihinde de ... dosyası üzerinden tahkim tarafından müvekkili şirketler lehine kesin karar verildiğini, kesinleşmiş yabancı hakem kararının Türkiyede geçerlilik kazanması ve cebri icraya konu olabilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, 19.01.2017 tarihli, ... kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, 5718 sayılı MÖHUK'un 51. maddesinde tenfiz kararlarını vermeye görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunun düzenlendiğini, tarafların ya da konunun ticari olmasının herhangi bir önem arz etmediğini, konuya ilişkin emsal nitelikteki 02.05.2014 tarihli ve 2014/2807 Esas, 2014/6861 Karar sayılı Yargıtay kararı bulunduğunu, tanıma ve tenfiz davası açabilmek için gerekli şartların bulunmadığını, MÖHUK gereği tanıma ve tenfiz davası açılabilmesi için bazı ön koşullar getirildiğini, söz konusu koşullar sağlansa bile esas incelemesi yapılabilmesi için de ayrıca esasa ilişkin koşullar arandığını, öncelikle bu koşulların sağlanıp sağlanmadığının irdelenmesini talep etiklerini, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça her ne kadar bir alacağın varlığı iddiası ile huzurdaki dava ikame edilmiş ise de müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmayıp alacaklı olduğunu, hal böyle olunca davada esas incelemesine girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... hukuki niteliği itibariyle İsviçre'de verilmiş olunan 19/01/2017 tarihli hakem kararının tenfizine karar verilmesi isteğine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu ge...