Mahkememizde görülmekte olan Şirketin Ek Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE:Davacı vekili, müvekkili tarafında ---- ihyasını bu davayla talep ettikleri Tasfiye Halinde --- aleyhine ------ sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açtıklarını; yargılama esnasında davalı şirketin 15/06/2016 tarihinde kendini tasfiye etmek suretiyle sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini; mahkeme tarafından davaya devam edilebilmesi için bu şirketin yeniden tüzel kişilik kazandırılarak ticaret siciline tescilini sağlamak üzere İş Mahkemesi tarafından ara karar oluşturulup kendilerine yetki ve süre verildiğini belirterek; şirketin ihya yoluyla ticaret siciline bu amaçla tescilinin sağlanmasını talep ve dava etmiştir.Davalılardan-------- vekili; tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu,----------------- tasfiye tamamlandığında sadece sınırlı bir...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/219 Esas KARAR NO:2024/473 DAVA: Şirketin Ek Tasfiyesi DAVA TARİHİ: 21/03/2024 KARAR TARİHİ: 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin Ek Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Davacı vekili, müvekkili tarafında ---- ihyasını bu davayla talep ettikleri Tasfiye Halinde --- aleyhine ------ sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açtıklarını; yargılama esnasında davalı şirketin 15/06/2016 tarihinde kendini tasfiye etmek suretiyle sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini; mahkeme tarafından davaya devam edilebilmesi için bu şirketin yeniden tüzel kişilik kazandırılarak ticaret siciline tescilini sağlamak üzere İş Mahkemesi tarafından ara karar oluşturulup kendilerine yetki ve süre verildiğini belirterek; şirketin ihya yoluyla ticaret siciline bu amaçla tescilinin sağlanmasını talep ve dava etmiştir.Davalılardan-------- vekili; tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu,----------------- tasfiye tamamlandığında sadece sınırlı bir denetim hakkının bulunduğunu, şirketin tasfiye için usulünce bir karar alıp almadığı, tasfiye memuru atayıp atamadığı, atanmış bir tasfiye memuru varsa tasfiyenin onun tarafından yapılıp sonlandırılıp sonlandırılmadığını denetleyebileceği; bu denetimden sonra tasfiye işleminin sicile işlendiği ve şirketin sicilden terkin edildiğini; bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuş,Davalı tasfiye memuru -----de; davacını ------ sayılı dosyasında ----- yıllarındaki hizmetlerinin tespiti için dava açtığını; ancak hizmet tespiti için hak düşürücü sürenin çoktan geçtiğini, o davanın ret olacağını, dolayısıyla şirketin ihyasında da hukuki bir menfaatin bulunmadığının açık olduğunu; ayrıca TTK geçici 7. Madde gereğince davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, tasfiyeden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden de reddi gerektiğini, yine de ihyaya karar verilirse müvekkilinin yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini savunmuştur. Dava, TTK 547 madde gereğince açılan ek tasfiye davasıdır. İhyası istenen şirketin genel kurulunda tasfiye kararı alınmış,------- olarak atanmış, tasfiye memuru tasfiye işlemlerini tamamlamış, ticaret siciline başvurup şirketin tasfiyesini tescil ettirip 15/06/2016 tarihinde bu şirketi sicilden terkin ettirmiştir. Dava, TTK 547 madde gereğince açılan ek tasfiye davası olduğundan TTK geçici 7.maddesinin XV. fıkrasının son cümlesinde bahsedilen ihya davası niteliğinde değildir ve ek tasfiye davalarında 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz. Mahkememizce İstanbul 19.İş Mahkemesinin dosyası incelenmiş olup, davacımızın açtığı hizmet tespiti davasının bu davada derdest olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce iş davasındaki talebin hizmet tespiti yönünden hak düşürücü süre geçtikten sonra açılıp açılmadığı değerlendirmesi mümkün değildir. Kaldı ki o dava hak düşürücü ...