Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ticaretle iştigal ettiğini, keyfi suç duyurusu neticesinde ihalelerden yasaklandığını ve yerel mahkemece bu durumun hak arama özgürlüğü olarak nitelendirildiğini, keyfi suç duyurusu neticesinde müvekkilinin tüm ticari hayatının zarar gördüğünü, verilen kararın hukuki garabet niteliğinde olduğunu, davalı genel müdürlüğün Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusuna istinaden yürütülen soruşturma sonucu kovuşturma yapılmasına yer...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1079 - 2024/1530 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1079 KARAR NO : 2024/1530 KARAR TARİHİ : 25/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2023/465 Esas, 2023/750 Karar
DAVACI : DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ticaretle iştigal ettiğini, keyfi suç duyurusu neticesinde ihalelerden yasaklandığını ve yerel mahkemece bu durumun hak arama özgürlüğü olarak nitelendirildiğini, keyfi suç duyurusu neticesinde müvekkilinin tüm ticari hayatının zarar gördüğünü, verilen kararın hukuki garabet niteliğinde olduğunu, davalı genel müdürlüğün Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusuna istinaden yürütülen soruşturma sonucu kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verildiğini, savcılık tarafından alınan 05/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda da açık olarak anlaşıldığı üzere işini doğruluk kaidelerine uygun basiretli bir tüccar olarak yapan müvekkil şirket ve temsilcisinin haksız ve hukuksuz ithamlarına maruz kaldığı ve ihaleden yasaklanarak ticari itibarının zarar gördüğünü, haksız şikayetin hiç bir zaman anayasal bir hak olmadığını, davalının müvekkiline karşı davranışının haksız fiil niteliğinde olduğunu, dava dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ve mahkemenin hükme esas aldığı gerekçe itibari ile özetle isnat edilen suçlamaların asılsız kaldığını, ihale mevzuatına uygun usulüne uygun işlem yapılmasına rağmen davalının sırf tahmine dayalı olarak ve kendini tatmin etmek üzere müvekkillerini şikayet ettiğinin açık olduğunu, bu isnatlara karşı hiçbir somut delil ve verinin bulunmadığını, kamu zararının olmadığının tespit edildiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Mahkemece; "Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasanın 36. maddesinde; Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse y...