Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil firma ile davalı firma arasında akaryakıt satımı için 3 adet kira ve bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere göre müvekkilinin, davalıdan satın aldığı akaryakıtı kendisine ait 3 istasyonda satacak olduğunu, bu istasyonların birinin ..., biri ... diğeri ise ... bulunduğunu, ...Mahallesi, ... Cad.No:14 .../İstanbul adresinde bulunan İstasyonun, müvekkiline kiralanmadan önce köy istasyonlarından farkı olmayan bir istasyon olduğunu, bu istasyonun davalı şirket tarafından işletilmekte olduğunu, davalı şirket yetkililerinin müvekkilin bu istasyonu işletmesini istediklerini, aşırı karlı bir istasyon olacağını bildirdiklerini, müvekkil şirketi bayilik sözleşmesi yapmaya ikna ettiklerini, müvekkilinin, sözleşmeyi...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/334 Esas KARAR NO :2024/40
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA:
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/09/2023 KARAR TARİHİ:18/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil firma ile davalı firma arasında akaryakıt satımı için 3 adet kira ve bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere göre müvekkilinin, davalıdan satın aldığı akaryakıtı kendisine ait 3 istasyonda satacak olduğunu, bu istasyonların birinin ..., biri ... diğeri ise ... bulunduğunu, ...Mahallesi, ... Cad.No:14 .../İstanbul adresinde bulunan İstasyonun, müvekkiline kiralanmadan önce köy istasyonlarından farkı olmayan bir istasyon olduğunu, bu istasyonun davalı şirket tarafından işletilmekte olduğunu, davalı şirket yetkililerinin müvekkilin bu istasyonu işletmesini istediklerini, aşırı karlı bir istasyon olacağını bildirdiklerini, müvekkil şirketi bayilik sözleşmesi yapmaya ikna ettiklerini, müvekkilinin, sözleşmeyi imzaladıktan sonra harabe şekilde olan bu istasyonun iyileşmesi ve faaliyete geçmesi için yaklaşık 200.000 USD masraf yaptıklarını ve faaliyete geçirdiklerini, davalı şirketin, müvekkilin bu istasyonu alıp işletmesi için istasyonun aşırı kar ettiğini ve edeceğini beyan ederek müvekkili kandırdığını, istasyonun faaliyete geçmesinden kısa bir süre sonra ise müvekkil şirketin davalının dediğinin aksine zarar etmeye başladığını, müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 100.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın, yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığını, davacı tarafından bilinmesi mümkün olan zarar tutarının belirtilmemesi sebebiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının, dilekçesinde ... istasyonuna yaklaşık 200.000,00 USD masraf yapmış olduğunu, bunun dava dilekçesinin ekinde sunduğu faturalardan da anlaşılabildiğini, dilekçesinin devamında ise her üç istasyon sebebiyle yaklaşık olarak 2.000.000,00 TL zarar edildiğini, bu zararın şirket defter ve kayıtlarından ve hatta otomasyon kayıtlarından anlaşıldığını dile getirdiğini, davacı tarafın iddiaları tamamen soyut nitelikte olup, basiretli bir tacir sıfatını haiz olması gereken davacının 'ikna olmak', 'kandırılmak', 'öngörememek' gibi kavramları iddialarına dayanak yapmasının; ticaret hukukunun, ticari örf ve adetlerin, tacir olmanın hüküm ve gereklerine aykırılık teşkil ettiğini, ...