Davacı vekili beyanlarında ; davacının davalı şirketin % 10 hissedarı olup şirketle ilgili davacıya hiçbir bilgi verilmediğini, şirketin mali durumunun gizlendiğini, hileli işlemlerle şirketin zarar ettiği gösterildiğini, bu nedenle davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, fazlaya dair istemleri saklı tutularak 10.000,00 TL ortaklık payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.. Davalı vekili beyanlarında ; Dava değeri taraflarca bilinebilecek durumda ise , kısmi dava açılamayacağından , kısmi dava açılamayacağı yönündeki usulü itirazları ile birlikte davacının oğlu ...' nın 21/08/2006-07/01/2010 tarihleri arasında şirket müdürü olarak görev yaptığını, bu nedenle davacı iddialarının yerinde olmadığını, şirketin ...' nın şirket müdürlüğünden ayrılmasından sonra 2011 yılından itibaren şirketin kara geçtiğini, şirket karının yasal nedenlerle eski...
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/7 Esas KARAR NO : 2023/1106
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 13/06/2012 KARAR TARİHİ : 20/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2023
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında ; davacının davalı şirketin % 10 hissedarı olup şirketle ilgili davacıya hiçbir bilgi verilmediğini, şirketin mali durumunun gizlendiğini, hileli işlemlerle şirketin zarar ettiği gösterildiğini, bu nedenle davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, fazlaya dair istemleri saklı tutularak 10.000,00 TL ortaklık payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.. Davalı vekili beyanlarında ; Dava değeri taraflarca bilinebilecek durumda ise , kısmi dava açılamayacağından , kısmi dava açılamayacağı yönündeki usulü itirazları ile birlikte davacının oğlu ...' nın 21/08/2006-07/01/2010 tarihleri arasında şirket müdürü olarak görev yaptığını, bu nedenle davacı iddialarının yerinde olmadığını, şirketin ...' nın şirket müdürlüğünden ayrılmasından sonra 2011 yılından itibaren şirketin kara geçtiğini, şirket karının yasal nedenlerle eski zararları kapatmada kullanıldığını, bu nedenle kar dağıtılmadığını, davacı iddialarının geçersiz olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe ; Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 nispetinde hissedarı olduğunu, şirketle ilgili müvekkiline bilgi verilmediğini, şirketin mali durumunun müvekkilinden gizlendiğini, hile ile şirketin zarar ettiğinin gösterildiği, bu şartlar altında müvekkilinin şirket ortağı olarak kalmak istemediğinden; ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, fazlaya ait hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL ortaklık payının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporlarının alınmasından sonra, davacı vekili, 17/10/2016 tarihli ıslah dilekçesi sunarak ve aynı tarihte ıslah harcı yatırarak, 977.181,56 TL ortaklıktan çıkma payı ayrılma akçesinin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesi talep edilmiştir. ortaklar arasında ortaklık ilişkisinin devam edebilmesi için güvene dayalı bir ilişki tesis edilmelidir. Süreç içerisinde taraflar arasında bu anlamda bir birliktelik kalmamış ise ortaklığı yürütmenin taraflara ve şirkete herhangi bir faydası kalmayacaktır. Zira Limited şirketlerin nitelikleri itibariyle ortaklık yapısında kişi unsuru ağır basmaktadır.18/12/2013 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı diğer ortaklarla birlikte sermaye arttırımına katılmış, davalı şirkete borçta vermiş olmasına rağmen şirket kar dağıtacak seviyeye erişememiştir. Bu sebeple davacı davalı şirketin kuruluşundan itibaren zarar edecek şekilde işletilmiş olmasından kalıc...