Mahkememizde görülmekte olan tanıma ve tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... davalı şirket arasında, müvekkili şirketin...'nde gerçekleştirdiği faaliyetlerine ilişkin olarak 08/01/2013 tarihinde bir tedarik sözleşmesi imzalandığı, iki taraf arasında imzalanan sözleşmeye binaen müvekkil şirket tarafından edimlerine bağlı olarak davalıya, toplam 300.000,00 USD (Üç Yüz Bin Amerikan Doları) tutarında ilk taksit ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin davalı tarafça ihlali neticesinde doğan zararların tazmini amacıyla, ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde davalı şirkete karşı maddi tazminat davası açıldığını, ancak müvekkili şirketin talepleri, ilgili Mahkeme tarafından reddedildiğini, bu karara karşı müvekkil şirket tarafından, istinaf yoluna başvurulmuş ve yargılama süreci...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/783 KARAR NO : 2023/880
DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 26/11/2021 KARAR TARİHİ : 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan tanıma ve tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... davalı şirket arasında, müvekkili şirketin...'nde gerçekleştirdiği faaliyetlerine ilişkin olarak 08/01/2013 tarihinde bir tedarik sözleşmesi imzalandığı, iki taraf arasında imzalanan sözleşmeye binaen müvekkil şirket tarafından edimlerine bağlı olarak davalıya, toplam 300.000,00 USD (Üç Yüz Bin Amerikan Doları) tutarında ilk taksit ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin davalı tarafça ihlali neticesinde doğan zararların tazmini amacıyla, ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde davalı şirkete karşı maddi tazminat davası açıldığını, ancak müvekkili şirketin talepleri, ilgili Mahkeme tarafından reddedildiğini, bu karara karşı müvekkil şirket tarafından, istinaf yoluna başvurulmuş ve yargılama süreci sonucunda ... İstinaf Mahkemesinin...tarih ve... sayılı kararıyla kesin hüküm tesis edildiğini, yukarıda kısaca özetlenen gerek maddi olaylar ve gerekse hukuki süreçler neticesinde ve de dilekçemizin ilerleyen kısımlarında belirtilecek olan mevzuat hükümleri gereği; davaya konu, ... istinaf mahkemesinin ... tarih ve... sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine dair karar verilmesini, mevzuatın açık hükümlerine uygun işbu davanın, doktrindeki genel görüş ve ilkelere de uygun olduğunu, ilgili hüküm ışığında, tanıma ve tenfiz davalarına bakan mahkemelerin, temyiz mahkemesi olarak işlev görmediklerinden dolayı, yabancı mahkeme kararının doğruluğu veya usule uygunluğu gibi hususları inceleme yetkisine sahip olmayıp, yalnızca MÖHUK tahtında aranan şartlar ile usule uygun bir inceleme yapması gerekliliğinin ortaya çıktığını, belirtilen gerekçelerle ... İstinaf Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının Türkiye'de geçerli olabilmesi adına tanıma ve tenfizine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizinin talep edilebilmesi için ön koşul, MÖHUK md. 50 hükmü uyarınca, anılan kararın kesinleşmiş olması olup, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde Irak Basra Mahkemesince verilen karara ilişkin kesinleşme şerhinin bulunmadığını, davacı tarafın işbu davayı Türkiye'de açma konusunda hukuki bir menfaati bulunmadığını, müvekkili ...'ın Türkiyede mevcut bir malvarlığı, banka hesabı, gayrimenkulu, alacağı, hakkının bulunmadığını, HMK m.114/1-h hükmü uyarınca Türkiyede açılmasında hukuki yarar bulunmayan dava bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, anılan eksiklikler ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle, mahkemenin 13.07.2023 tarihli ara kararında belirtildiği üzere, huzurda görülmekte olan dava esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, ... Cumhuriyeti resmi polis tutanaklarına göre davacı ... merkezli ...ve ... Cumhuriyeti merkezli... şirketi ...