Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2022/1164 · K. 2023/1023
Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/1164 K. 2023/1023

E. 2022/1164K. 2023/102316 Ekim 2023
görevli mahkemetedbir kararıihtiyati tedbirhaksız fiilçekişmesiz yargı işivergi mükellefiyerleşim yeriticaret siciline tescilticari faaliyetticari işletme rehniiptal kararıbedelin iadesiiadeicra takibibedel tespitiistinaf yolumenfi tespit
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kurum elemanları tarafından 15.12.2022 tarihinde müvekkilinin iş yerinde sayaç değişimi gerçekleştirildiğini, bu işlem gerçekleştirildikten sonra müvekkili aleyhine hiçbir açıklama ve belge olmaksızın kaçak elektrik enerjisi tüketimi yapıldığı yönünde gerçeği yansıtmayan bilgilendirme mesajı ile fatura oluşturulduğunu, faturalara istinaden düzenleyen kuruma itiraz edildiğini, her ay düzenli olarak verilmiş otomatik ödeme talimatı vasıtasıyla elektrik ödemelerinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin uzun yıllar boyunca aynı yeri işletmekte olup bu zamana dek hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanımına yeltenmediğini, işletmeye fahiş bedelde fatura yükletildiğini ve tahakkuk ettirilen fatura bedelinin büyük kısmının iptal edilmesi gerektiğini, davalı şirket...

Karar Metni

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1164 Esas KARAR NO : 2023/1023

DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 26/12/2022 KARAR TARİHİ : 16/10/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kurum elemanları tarafından 15.12.2022 tarihinde müvekkilinin iş yerinde sayaç değişimi gerçekleştirildiğini, bu işlem gerçekleştirildikten sonra müvekkili aleyhine hiçbir açıklama ve belge olmaksızın kaçak elektrik enerjisi tüketimi yapıldığı yönünde gerçeği yansıtmayan bilgilendirme mesajı ile fatura oluşturulduğunu, faturalara istinaden düzenleyen kuruma itiraz edildiğini, her ay düzenli olarak verilmiş otomatik ödeme talimatı vasıtasıyla elektrik ödemelerinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin uzun yıllar boyunca aynı yeri işletmekte olup bu zamana dek hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanımına yeltenmediğini, işletmeye fahiş bedelde fatura yükletildiğini ve tahakkuk ettirilen fatura bedelinin büyük kısmının iptal edilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından tatbik edilen işlemlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu HMK.'nın 109. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre: Fazlaya ilişkin ıslah, dava, talep, itiraz, şikayet ve tüm haklarını saklı tutmak kaydı ile; müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla hatalı olarak tahakkuk ettirilen faturadan kaynaklı borcunun bulunmadığının tespitine, haksız ve usule aykırı oluşturulan fatura nedeniyle muhtemel enerji kesme yaptırımının adli yardım talepleri bulunduğundan ve çok yüksek miktarlı olduğundan teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasını, enerji kesilmiş ise yeniden açılmasını, müvekkilinin aleyhine başlatılması muhtemel icra takibinin adli yardım talepleri bulunduğundan teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasını, takip başlatılması halinde de yine aynı şekilde durdurulmasını ve dava sonucunda iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmemiş olması göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemeninin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiğini, davacının davasını şimdilik alacak miktarının bir kısmını talep ve dava ederek açması usul hukuku yönünden aykırılık teşkil etttiğini, davacı adına tahakkuk ettirilen bedelin tespit edilebilir nitelikte olup bu itibarla gerçek zararın fatura bedeli kadar olduğunun aşikar olduğunu, davacının kullanımında b...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 342

İstinaf dilekçesi

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 345

Başvuru süresi

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 20

Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 154

(Değişik: 18/2/1965-538/74 md.)

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 50

(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 177

(Değişik 30/12/1980-2365/26 md.)

Benzer Kararlar

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/1009 · K. 2023/946

2 Ekim 2023

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/1135 · K. 2024/1238

10 Aralık 2024

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/1015 · K. 2023/1217

20 Kasım 2023

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/1010 · K. 2023/493

3 Mayıs 2023

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/520 · K. 2023/1181

14 Kasım 2023

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/575 · K. 2023/1164

9 Kasım 2023