Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 10.03.2017 tarihli inanç sözleşmesi gereğince birlikte kurdukları şirkette davacının çalışması karşılığı ücreti, şirket sermayesinin % 51i, şirket adına davacının yaptığı prim ödemeleri, sermaye payının şimdilik 86.075,00 TLnin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava taraflar arasında düzenlenmiş inanç sözleşmesi başlıklı sözleşme uyarınca, davacı ile davalının ortak oldukları şirkette, davacı diş hekiminin şahsi emeği, davalının sermayesi ile kurulan şirkette, davacıya yapılacak ödemelerin davalı tarafından ödeneceğinin hükme bağlandığı görülmektedir. Uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesi görev alanına girebilmesi için tarafların tacir olması ya da mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Her ne kadar davacı ve davalı şirket...
T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/96 Esas - 2022/970 T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2020/96 Esas KARAR NO : 2022/970
HAKİM :... KATİP :....
DAVACI ... DAVALI ... DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2018 KARAR TARİHİ : 09/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2023
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 10.03.2017 tarihli inanç sözleşmesi gereğince birlikte kurdukları şirkette davacının çalışması karşılığı ücreti, şirket sermayesinin % 51i, şirket adına davacının yaptığı prim ödemeleri, sermaye payının şimdilik 86.075,00 TLnin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava taraflar arasında düzenlenmiş inanç sözleşmesi başlıklı sözleşme uyarınca, davacı ile davalının ortak oldukları şirkette, davacı diş hekiminin şahsi emeği, davalının sermayesi ile kurulan şirkette, davacıya yapılacak ödemelerin davalı tarafından ödeneceğinin hükme bağlandığı görülmektedir. Uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesi görev alanına girebilmesi için tarafların tacir olması ya da mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Her ne kadar davacı ve davalı şirket ortakları ise de, davacı ile davalı inanç sözleşmesi düzenlemek suretiyle TTKda yer alan hükümler dışında özel hükümler getiren bir sözleşme düzenlemiş olup, sözleşme hükümlerinin geçerliliği doğrultusunda uyuşmazlığın çözümünde kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle şirket ile ortağı arasında bir uyuşmazlık içermeyen ve her iki tarafın tacir olmadığı davada uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığına dair mahkememizce 05/07/2019 tarihinde karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkememiz kararı ...Bölge Adliye Mahkemesi 13 HD'nin 19/12/2019 tarih 2019/1920 Esas-2019/1950 Karar sayılı ilamı ile "....Dosya kapsamından, davacı ve davalının şirket ortağı olduğu, davacı ile davalının aralarında imzaladıkları inanç sözleşmesi gereği bir şirket kurduğu, şirketin kapatılmasına karar verildiği, sözleşme gereği davacının davalıdan %51'lik pay bedelinin geri ödenmesini talep ettiği, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesini ilgilendirdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin kabulü ile...." gerekçesi ile kesin olarak kaldırılmıştır. İstinaf incelemesi sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması kapsamında; Dava, "Davacı ile davalı arasındaki inanç sözleşmesi gereği kurulan şirkette davacının diş hekimi ve ortak olarak yer aldığı, davacıya maaş ödemesi ve prim alacağı yapılmadığı gibi şirket adına yapılan ödemelerin kendisine ödenmediği sözleşme gereğince cezai şart ve sermaye payı alacağının da ödenmediği iddiasına dayalı alacak" istemine ilişkind...