Mahkememize açılan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin paydaşı olduğunu, şirketin 27.04.2021 tarihli genel kurul gündeminin 3. ve 4. Maddelerinde ret oylarına rağmen alınan şirket sermayesinin biriken karlardan artırılması ve kalan birikmiş karların ise yedek akçeye ayrılması kararlarının müvekkiline zarar verici nitelikte ve geçerli nedenlerle dayanmadığını, şirket sermayesinin artırılma gereksiniminin neden kaynaklandığının gösterilmediğini, sermaye artırımının somut ihtiyaçlara dayandırılması gerektiğini, diğer taraftan şirketlerin kar sağlayıp bu karı ortaklara dağıtmak amacıyla hareket ettiklerini, sermaye artışlarının samimi olması için bu artış sonrasında ortakların durumlarının artış sonrasında daha iyi olacağının ve şirketin daha fazla kar dağıtacağının kanıtlarının gösterilmesi...
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/305 KARAR NO : 2022/586 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... TC No:... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 25/05/2021 KARAR TARİHİ : 14/09/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2022
Mahkememize açılan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin paydaşı olduğunu, şirketin 27.04.2021 tarihli genel kurul gündeminin 3. ve 4. Maddelerinde ret oylarına rağmen alınan şirket sermayesinin biriken karlardan artırılması ve kalan birikmiş karların ise yedek akçeye ayrılması kararlarının müvekkiline zarar verici nitelikte ve geçerli nedenlerle dayanmadığını, şirket sermayesinin artırılma gereksiniminin neden kaynaklandığının gösterilmediğini, sermaye artırımının somut ihtiyaçlara dayandırılması gerektiğini, diğer taraftan şirketlerin kar sağlayıp bu karı ortaklara dağıtmak amacıyla hareket ettiklerini, sermaye artışlarının samimi olması için bu artış sonrasında ortakların durumlarının artış sonrasında daha iyi olacağının ve şirketin daha fazla kar dağıtacağının kanıtlarının gösterilmesi gerektiğini, birikmiş karın şirket ortaklarına dağıtılması şirket ana sözleşmesinin de gereği olduğunu, genel kurulun aldığı bu kararla yasa ve şirket ana sözleşmedeki zorunlu kar dağıtımı düzenlemelerinin ihlal edildiğini, ayrıca sermaye artımı sonrasında kalan karın da yedek akçede tutulmasının da yasal bir nedene dayanmadığını, sermaye artırımı kurallarına uyulmadığını belirterek, davanın kabulüyle, 27.04.2021 tarihli genel kurulda alınan kararların geçersizliklerinin tespiti ile iptallerine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili, şirket sermayesinin artırılma gereksinimi yapılan genel kurulda sözlü olarak ve alınan Yeminli Mali Müşavirlik raporunda açıklandığını, müvekkili şirketin kuruluş tarihinin 09.03.2010 tarihi olup kuruluş sermayesinin 5.000 TL olduğunu, sermayenin 28.01.2014 tarihinde genel kurulda alınan karar ile 10.000 TL'sına yükseltildiğini, 2014 yılından itibaren de aynı sermaye ile devam edildiğini, şirketin 11 yılda ulaştığı ticaret hacmi, çalışan sayısı, ödemeleri, kredibilitesi, yeni yatırımları gibi ölçüler dikkate alındığında 10.000 TL sermaye ile bunların yapılamayacağının çok açık olduğunu, böyle bir durumda sermaye artırımının zorunlu hale geldiğini, şirketin sermayesinin artırılması sonucu şirketin varlığı ve devamı ile güçlü sermaye ile daha fazla kar elde etmek mümkün olacağından sermaye artırımı zorunluluktan dolayı yapıldığını, sermaye artırımı ile ortaklar pay ve pay oranlarının değişmediğin, payların değeri artırım oranında yükseldiğini, yine sermaye artırımı nedeni ile ortaklardan herhangi bir ödeme alınmadığını, artırılan sermayenin tamamının şirket bünyesinden karşılandığını, yedekte tutulan karın yaklaşık 5.000 TL ...