Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ----plakalı müvekkiline ait plakalı araç ile yine aynı mevkide seyir halinde olan davalı sigortalı şirket ile sigortalanmış----- plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına dair HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; HMK 121 md. gereği delillerin taraflarına tebliğinin gerektiğini, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi...
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/792 KARAR NO : 2023/725
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2022 KARAR TARİHİ : 14/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ----plakalı müvekkiline ait plakalı araç ile yine aynı mevkide seyir halinde olan davalı sigortalı şirket ile sigortalanmış----- plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına dair HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; HMK 121 md. gereği delillerin taraflarına tebliğinin gerektiğini, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmekte olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından talep edilen tutar sigortanın konusu olmadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, gerçek zarar ilkesi ile; zarar görenin malvarlığını haksız fiilin meydana gelmesinden önceki duruma getirme amaçlanmakta olduğunu, sigorta şirketlerinin sorumluluğu hasara uğrayan araçların masraflarını kusuru ve poliçe limiti çerçevesinde tazmin etmekte olduğunu, bir an için davacı yönünden kaza tarihi ile ödeme tarihi arasındaki faiz gelirinden yoksunluk söz konusu olduğu düşünülse dahi bu kısma ilişkin zararın sigorta tahkim komisyonu kararına karşı kanun yoluna başvurmak sureti ile giderilmesi mümkün iken yeniden dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının munzam zarar iddiasını somut belgelerle ispat etmesinin gerekmekte olduğunu, huzurdaki davanın ikame edilmesinde müvekkil sigorta şirketinin kusuru bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, hmk 121 gereği delillerin taraflarına tebliğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati olmadığından davanın usulden reddini,davacı tarafın talebi sigortanın konusu olmadığından davanın reddedilmesini,müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden en yüksek hadden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Davacı dava dilekçesinde temerrüt faizi ile karşılanmayan munzam zarar talebinde bulunmuştur. Munzam zarar borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan durum arasındaki farktır. Başka deyişle; temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı zarar şekilde tanımlanabilir. Türk Borçlar Kanunun 122. maddesi kapsamında munzam zararın talep edilebilirliği bir şartı da alacaklının mevcut olan zararını açık ve somut bir şekilde ispat etmesi ...