DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili davacı ..., Tasfiye Halinde ... ve Ticaret A.Ş.nin (Şirket) pay sahibi olduğunu, davalı tasfiye memurları Şirketin 5 Mart 2019 tarihli genel kurulunda Şirketin tasfiye memurları olarak atandıklarını, davalı tasfiye memurları, tasfiye sürecinin başladığı Mart 2019dan beri 4 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen üzerlerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediklerini, bu durum karşısında, Türk Ticaret Kanununun 537/2 hükmü gereğince tasfiye memurlarının görevden alınmalarını ve alanında uzman, gerçekten şirketin tasfiyesi doğrultusunda çaba sarfedecek tarafsız ve bağımsız yeni bir tasfiye heyeti atanmasını talep ettiklerini, davalı tasfiye memurlarının yasal yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmemeleri sebebiyle, şirketin tasfiyesi için gerekli makul süre çoktan aşıldığını, şirketin tek...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/407 Esas KARAR NO : 2023/636 DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 14/06/2023 KARAR TARİHİ : 15/09/2023
DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili davacı ..., Tasfiye Halinde ... ve Ticaret A.Ş.nin (Şirket) pay sahibi olduğunu, davalı tasfiye memurları Şirketin 5 Mart 2019 tarihli genel kurulunda Şirketin tasfiye memurları olarak atandıklarını, davalı tasfiye memurları, tasfiye sürecinin başladığı Mart 2019dan beri 4 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen üzerlerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediklerini, bu durum karşısında, Türk Ticaret Kanununun 537/2 hükmü gereğince tasfiye memurlarının görevden alınmalarını ve alanında uzman, gerçekten şirketin tasfiyesi doğrultusunda çaba sarfedecek tarafsız ve bağımsız yeni bir tasfiye heyeti atanmasını talep ettiklerini, davalı tasfiye memurlarının yasal yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmemeleri sebebiyle, şirketin tasfiyesi için gerekli makul süre çoktan aşıldığını, şirketin tek bir malvarlığı olmasına rağmen 4 yılı aşkın süredir söz konusu malvarlığını satamayan bu sebeple de tasfiyeyi bitiremeyen tasfiye heyetinin, yerleşik yargıtay içtihadı doğrultusunda başkaca bir incelemeye gerek kalmaksızın salt bu sebeple görevden alınmaları gerektiğini, Türk Ticaret Kanununda tasfiye memurlarının yükümlülükleri açıkça düzenlendiğini, buna göre, tasfiye memurlarının kanunda sayılan görevleri kapsamında birinci ve öncelikli görevi tasfiyeyi hakkaniyetli şekilde en kısa sürede tamamlamak olduğunu, Tasfiye memurları basiretli yöneticiler gibi hareket etmesi gerektiğini, tasfiye halindeki şirketin hak ve menfaatlerini koruması gerektiğini, tasfiye memurlarının amacının tasfiye sürecinde şirket aktiflerinin satılarak paraya çevrilmesi ve mevcut borçların kapatılması, tasfiyeye ilişkin sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülerek şirketin varlığının sağlıklı bir şekilde sona erdirilmesi olduğunu, tasfiye safhasında kanun ya da esas sözleşme ile diğer organların yetkisine bırakılmayan durumlarda tüm işlerin yapılması tasfiye memurlarına bırakıldığını, tasfiye memurları ilk envanter ve bilançonun hazırlanmasıyla birlikte tasfiyenin kapanmasına kadar görevli olduklarını, bu bağlamda tasfiye memurları şirketin tüm hak, mal ve alacaklarının korunması için tüm önlemleri almakla ve şirket için tüm görevleri yerine getirmekle yükümlü olduklarını, bu durum özen ve sadakat yükümlülüğünün bir sonucu olduğnuu, tasfiye memurları, özen ve sadakat borcunun bir sonucu olarak tasfiyeyi de mümkün olan en kısa süre bitirmesi gerektiğini, davalı tasfiye memurları Şirketin aktifine kayıtlı tek bir taşınmaz bulunmasına rağmen söz konusu taşınmaz olan ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... - İstanbul adresinde yer alan arsa ve üzerinde yer alan depo ve idari binaların rayiç değerinin belirlenerek satılması için gerekli aksiyonları yeterli olduğu ölçüde almadığını ve gayrimenkul sektörünün oldukça hareketli ol...