Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili özetle, borçlu sigorta şirketinin temerrüde düşürülmesine rağmen ödeme yapmadığını, bu nedenle tahkim komisyonuna başvurulduğunu, ödemenin yapıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasında faizi aşan zararın bulunduğu iddiasıyla bu zararın belirlenerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tensip zaptı doğrultusunda, davacı tarafın dilekçesinde de belirttiği kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılarak yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlık temelde, davacının temerrüt faizi ile karşılanamayan zararının bulunup bulunmadığı ve munzam zararın koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı bankanın varsa zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı belirlenmiştir. Aynı duruşmada davacı vekilinin ıslah talebi kabul görmüş, ancak...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/822 Esas KARAR NO:2023/399 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/10/2022 KARAR TARİHİ:11/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili özetle, borçlu sigorta şirketinin temerrüde düşürülmesine rağmen ödeme yapmadığını, bu nedenle tahkim komisyonuna başvurulduğunu, ödemenin yapıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasında faizi aşan zararın bulunduğu iddiasıyla bu zararın belirlenerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tensip zaptı doğrultusunda, davacı tarafın dilekçesinde de belirttiği kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılarak yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlık temelde, davacının temerrüt faizi ile karşılanamayan zararının bulunup bulunmadığı ve munzam zararın koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı bankanın varsa zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı belirlenmiştir. Aynı duruşmada davacı vekilinin ıslah talebi kabul görmüş, ancak celse arasında sunulan dilekçe ıslah dilekçesi mahiyetinde olmayıp talebi açıklayan ve iddiaları destekler mahiyette bir takım hukuki gerekçeleri içerdiği anlaşılmıştır. Yine de dilekçe, muhtemel hak ihlaline mahal verilmemesi düşünülerek karşı yana tebliğ edilmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Tartışılması ve Netice Dava, davacının borçlunun sigorta hukukundan kaynaklı borcunu zamanında ödememesi nedeniyle 6098 sayılı Yasanın "Aşkın zarar" başlıklı 122 nci maddesi gereğince tazminat isteminden ibarettir. Davacı vekili özetle, borçlu sigorta şirketinin temerrüde düşürülmesine rağmen ödeme yapmadığını, bu nedenle tahkim komisyonuna başvurulduğunu, ödemenin yapıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasında faizi aşan zararın bulunduğu iddiasıyla bu zararın belirlenerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlıkta irdelenecek olan husus, 6098 sayılı Yasanın 122 nci maddesi gereği munzam (aşkın) zararın şartlarının oluşup oluşmadığıdır. 6098 sayılı Yasanın 122 nci maddesine göre, "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür". Kanun söz konusu hükmü ile, alacaklının zarannın temerrüt faizinden fazla olması halinde, bu zararını borçludan talep etme imkânı tanımıştır. Borçlar Kanunu'nun bu hükmünde yer alan zarar doktrinde "munzam zarar ------- olarak adlandırılmaktadır. Buna göre, alacaklının malvarlığında iradesi dışında meydana gelen ve temerrüt faizinin üzerinde bulunan zarara munzam (ek) zarar denir. Zararın temerrüt faizinin üzerinde kalan kısmı munzam zaran oluşturur. Munzam zarann değişik şekilleri söz konusudur. Bunlar arasında en önemlisi; borçlunun temerrüdü tarihinden borcunu ödediği tarihe kadar, para değerindeki kaybın yasal temerrüt faizi oranından fazla olmasıdır.Borçlunun temerrüde düşmesi halinde, munzam zarardan sorumlu tutulabilmesi için aş...