Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------ müteaddit defalar davalı ------- taşıt kredileri kullandığını, bu krediyi kullanırken kendisinden dosya masrafı, kredi kullanım masrafı ya da başka adlar altında, hukuka aykırı şekilde kesintilerin yapıldığını ya da masrafların alındığını, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin bir örneği davacının kendisine verilmediği gibi, sözleşmenin önceden hazırlanmış matbu sözleşme olması dolayısıyla kendisine içeriğine müdahale hakkının da verilmediğini ve sözleşmenin müzekkere edilmediğini, kaldı ki sözleşmeler taraflar arasında akdedilirken, sözleşme hürriyet ilkesine bağlı olarak taraflar arasında dengesizliğe yol açacak veya taraf aleyhine olacak bir maddenin hukuken bağlayıcılığı...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/931 Esas KARAR NO : 2023/300
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2015 KARAR TARİHİ : 04/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------ müteaddit defalar davalı ------- taşıt kredileri kullandığını, bu krediyi kullanırken kendisinden dosya masrafı, kredi kullanım masrafı ya da başka adlar altında, hukuka aykırı şekilde kesintilerin yapıldığını ya da masrafların alındığını, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin bir örneği davacının kendisine verilmediği gibi, sözleşmenin önceden hazırlanmış matbu sözleşme olması dolayısıyla kendisine içeriğine müdahale hakkının da verilmediğini ve sözleşmenin müzekkere edilmediğini, kaldı ki sözleşmeler taraflar arasında akdedilirken, sözleşme hürriyet ilkesine bağlı olarak taraflar arasında dengesizliğe yol açacak veya taraf aleyhine olacak bir maddenin hukuken bağlayıcılığı olmadığını, Borçlar Hukuku'nun temelini bireysel sözleşme modelinin oluşturduğunu, bireysel sözleşme denilince, Borçlar Kanunu'nun birinci ve devamı maddeleri anlamında öneri, karşı öneri ve kabul gibi en sonunda irade açıklamalarının uygunluğu ve uyuşması sağlanıncaya kadar, sözleşmenin her hükmünün tartışma ve pazarlık konusu yapıldığı sözleşmelerin anlaşıldığını, ancak çağımızın sosyal ve ekonomik gelişimlerinin, kitlelere yönelik hizmet gereksinimini yarattığını ve bunlar için üretim zorunluluğunu doğurduğunu, buna bağlı olarak bireysel sözleşme modeli yanında, yeni bir sözleşme modelinin ortaya çıktığını, bankaların, sigorta şirketlerinin, seyahat ve taşıma işletmelerinin, dayanıklı tüketim malları üretimi ve pazarlaması yapan girişimcilerin, bireysel sözleşmenin kurulmasından önce, soyut ve tek yanlı olarak kaleme alınmış sözleşme koşulları hazırlamakta ve bunları gelecekte kurulacak belirsiz sayıda, ancak aynı şekil ve tipteki hukuki işlemleri düzenlemekte olduklarını, önceden hazırlanan tipik sözleşme koşulları için genel işlem koşulları teriminin kullanılmakta, tip sözleşme, kitle sözleşme, katılmalı sözleşme ya da formüler sözleşme denilmekte olduğunu, kitlelere yönelik bu sözleşmelerde, sözleşmenin kurulmasına ilişkin görüşmeler ve pazarlıkların yapılmasının söz konusu olmadığını, hatta çoğu zaman fiyat konusunun bile tarifelerle belirlenmekte ve pazarlık dışı bırakılmakta olduğunu, girişimci karşısında sözleşmenin diğer tarafının, ya kendisine dayatılan koşullarla sözleşmeyi kuracağını ya da söz konusu sözleşmenin içerdiği edim veya hizmetten vazgeçmek zorunda kalacağını, genel işlem koşullarının Borçlar Kanunu'nda tanımlandığını, buna göre genel işlem koşullarının, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olduğunu, bu koşulların sözleşme m...