DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 14/10/2022 KARAR TARİHİ : 04/05/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2023 Mahkememize açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin tarafından ...'ndeki paylarının 07.12.2017 tarihinde ...'a devredildiğini, yalnızca müvekkilleri de değil, diğer ortak Mahmut CESUR'un da payını ...'a devrettiğini, yapılan işlem sonucunda ...'ın 100 adet paya karşılık tek ortak olarak ticaret sicile tescil edildiğini, yapılan bu tescil işleminin gerçeği yansıtmadığını, yaşanan uyuşmazlığın izah edilmesinde "tüzel kişilik perdesinin kaldırılması" tanımlaması üzerinde öncelikle durulması gerektiğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ilkesinin somut olaya uygulanabileceği gibi üzerinde durulması gereken...
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/669 KARAR NO : 2023/349 HAKİM : ... ... KATİP :...
DAVACILAR : .... DAVALI : 2- ... ... ....
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 14/10/2022 KARAR TARİHİ : 04/05/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2023
Mahkememize açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin tarafından ...'ndeki paylarının 07.12.2017 tarihinde ...'a devredildiğini, yalnızca müvekkilleri de değil, diğer ortak Mahmut CESUR'un da payını ...'a devrettiğini, yapılan işlem sonucunda ...'ın 100 adet paya karşılık tek ortak olarak ticaret sicile tescil edildiğini, yapılan bu tescil işleminin gerçeği yansıtmadığını, yaşanan uyuşmazlığın izah edilmesinde "tüzel kişilik perdesinin kaldırılması" tanımlaması üzerinde öncelikle durulması gerektiğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ilkesinin somut olaya uygulanabileceği gibi üzerinde durulması gereken bir diğer hususun ise "gerçek faydalanıcının tespiti" kavramı olduğunu, somut olay üzerinden değerlendirme yapıldığında müvekkillerin şirket paylarını devirden sonra da şirkette aktif oldukları hak ve sorumluluk sahibi olduklarının açıkça görüldüğünü, bununla ilgili dava dilekçesi ekinde davalının müvekkili şirkete verdiği beyanların ve diğer delillerin yer aldığını, nispî muvazaada tarafların gerçekte yapmak istedikleri fakat üçüncü kişilerden gizledikleri sözleşme olduğunu, inançlı işlemler kavramına göre davada inançlı işlemin taraflarının, inanan ve inanılan oluşturduğunu, müvekkillerin davalıya güvenmiş ve inanmış bu güven ve inançla şirket ortağı oldukları halde hisselerini devrettiğini, müvekkiller tarafından karşı yana inanarak ve güvenerek verilen hak ve sorumluluğun hakkın kötüye kullanılması noktasıyla sonuçlandığını, bu nedenlerle ...'nde pay devri esnasında yapılan muvazaalı işlemin ve dava dilekçesinde izah edilen diğer hususların tespiti ile müvekkillerin ortaklığın aktif olarak devam ettiğinin tespit ve tescili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle, dava şartı arabuluculuk başvurusunun yapılmamış olması hasebiyle işbu davanın esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, maddi hukuk kaynaklı sıfat (husumet) yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerine istinaden zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazı olduğunu, limited şirket pay devir sözleşmesi yazılı bir biçimde noter huzurunda akdedildiğini, taraflar arasında bir muvazaalı bir işlem ya da inanç sözleşmesi bulunmadığını, davacının var olduğu varsayımıyla hak arama çabasının ise kötü niyetli olduğunu, dosyaya davacı tarafça ibraz edilen whatsapp yazışmalarının delil niteliği bulunmadığını, bu nedenlerle haksız v...