Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/165 K. 2023/291

E. 2020/165K. 2023/29130 Mart 2023
tazminatitirazın iptalikredi sözleşmesiarabuluculuk tutanağıiptal davasıhizmet sözleşmesiiadeicra inkar tazminatıbilirkişi raporuhacizicra takibikamu hizmetikefalet sözleşmesiimzaya itiraztazminat davasıistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) DAVA TARİHİ : 05/03/2020 KARAR TARİHİ : 30/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan banka dışındaki diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı şirket ile müvekkili arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, söz konusu sözleşmeye söz konusu sözleşmeye davalıların kefil olarak imza atmış olduğunu, dayanak icra takibine davalı tarafından ve takibi sürüncemede bırakmak için haksız ve hukuka aykırı olarak borca, ferilerine, imzaya itiraz ederek takibin durmuş olduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak yapılan kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına davalılar aleyhine takip tutarının %20 oranında icra...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/165 KARAR NO : 2023/291

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) DAVA TARİHİ : 05/03/2020 KARAR TARİHİ : 30/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan banka dışındaki diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı şirket ile müvekkili arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, söz konusu sözleşmeye söz konusu sözleşmeye davalıların kefil olarak imza atmış olduğunu, dayanak icra takibine davalı tarafından ve takibi sürüncemede bırakmak için haksız ve hukuka aykırı olarak borca, ferilerine, imzaya itiraz ederek takibin durmuş olduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak yapılan kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına davalılar aleyhine takip tutarının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili ise; dayanılan bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile genel kredi sözleşmesindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle davanın red olunmasını ve davalı lehine tazminata hükmedilmesini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesi içeriğine göre davalı gerçek kişinin ismine atfen mevcut olan imzaların davalı gerçek kişiye ait olup olmadığı, mevcut imzaların davalıya ait olduğuna ilişkin araştırmanın davalı aleyhine oluşması durumunda takip tarihi itibari ile davalının hangi borç kalemi için hangi miktarlar tutarında sorumlu olduğu ve özellikle ihtarnamenin davalı gerçek kişiye tebliğ olunması halinde, kefilin temerrüd tarihinden takip tarihine kadar asıl alacağa uygulanacak temerrüd faizinden sorumluluğu açık ise de davalı kefil yönünden kat ihtarnamesinin davalıya tebliği tarihine göre önel süresinin eklenerek temerrüd tarihinin tespiti, bu çerçevede kefilin kendi temerrüd tarihine kadar olan kefalet sınırları içinde kalmak koşulu ile asıl alacak ve asıl borçlunun temerrüdünden sorumlu olacak olması,bu çerçevede davalı kefil yönünden temerrüd için hesap kat ihtarının kefile tebliğinin şart olması, sözleşmede öngörülmediği sürece İİK.m.68 hükmünün kefil yönünden uygulanmasının ise mümkün olmaması, kefil yönünden temerrüd tarihinin ne şekilde belirlendiğinin açıklanması, buna göre temerrüd tarihinin tespiti, buna göre taraflar lehine tazminat hükmedilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davalı gerçek kişinin dayanak olan bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile genel kredi sözleşmesinde gerçek kişi kefil konumunda bulundukları, adı geçen sözleşmede davalı gerçek kişinin müteselsil kefil olarak yer aldığı ve adı geçenin isminin altında imzalarının dahi yer aldığı, davalı gerçek kişinin hakkında yapılan takibe süresi içinde itiraz ettiği, takibin durduğu tartışmasızdır. Dava, İİK.m.67 hükmünde kaynaklanan itirazın iptali davasıdı...