Kamu borçlusunun kendisinin ve ailesinin ikametgahı da olan konutunun hiçbir koşulda haczedilemeyeceği yolunda yapılmış bir düzenleme yoksa da, konut olarak kullanılan taşınmazına haciz konulan borçlunun, mahcuzun değerinin; bulunduğu yer ve özellikleri ile borçlunun aile yapısı ve bu yapı içinde yaşantısına uygun olan bir konut edinmesine elverişli olan değerden daha fazla olmadığının iddia edilebileceği, borçlunun haline münasip bir ev alınabilecek değerdeki taşınmazın haczinin caiz olmadığı hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E. 2008/375 K. 2009/594 T. 20.11.2009 HACZEDİLEMEYECEK MALLAR KAMU BORÇLUSUNUN KENDİSİNİN VE AİLESİNİN İKAMETGAHI DA OLAN KONUTUNUN HİÇBİR KOŞULDA HACZEDİLEMEYECEĞİ YOLUNDA YAPILMIŞ BİR DÜZENLEME YOKSA DA, KONUT OLARAK KULLANILAN TAŞINMAZINA HACİZ KONULAN BORÇLUNUN, MAHCUZUN DEĞERİNİN; BULUNDUĞU YER VE ÖZELLİKLERİ İLE BORÇLUNUN AİLE YAPISI VE BU YAPI İÇİNDE YAŞANTISINA UYGUN OLAN BİR KONUT EDİNMESİNE ELVERİŞLİ OLAN DEĞERDEN DAHA FAZLA OLMADIĞININ İDDİA EDİLEBİLECEĞİ, BORÇLUNUN HALİNE MÜNASİP BİR EV ALINABİLECEK DEĞERDEKİ TAŞINMAZIN HACZİNİN CAİZ OLMADIĞI HAKKINDA. 6183/md. 70 İstemin Özeti : Nakliyecilik yapan davacının vergi borçları nedeniyle gayrimenkulüne konulan hacze karşı, gayrimenkulün 6183 sayılı Yasa'nın 70. maddesinin 11. bendi uyarınca haline münasip evi olduğu ve haczinin caiz olmadığı iddiasıyla dava açılmıştır. Davayı inceleyen Vergi Mahkemesi kararıyla; davacının, 1998 vergilendirme dönemine ait kesinleşmiş ... lira vergi borcu bulunması nedeniyle, ... Köyünde bulunan gayrimenkulüne konulan haczin, taşınmazın davacının haline münasip evi olduğu iddia edilerek dava açtığı, davacının haciz konulan gayrimenkulü dışında borçlarını karşılayacak mal varlığı bulunmadığı, sözü edilen gayrimenkulün dışında borçlarını karşılayacak mal varlığı bulunmadığı, sözü edilen gayrimenkulün davacının haline münasip evi olduğu yolundaki iddiaya davalı idarece herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi dosyada aksi yönde bilgi ve belgeye rastlanmadığı, dolayısıyla davacının mesken olarak kullandığı gayrimenkulün, haline münasip bir yerden daha fazla değere sahip olduğu yönünde bir tespit yapılmadan haczedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle haciz işlemini iptal etmiştir. Vergi idaresinin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 15.11.2007 günlü ve E. 2006/4107, K. 2007/3063 sayılı kararıyla; davanın, davacının vadesinde ödenmeyen vergi borçları nedeniyle tapu kaydına haciz cerhi konulan konutunun, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 70. maddesinin 11. bendi uyarınca haczinin caiz olmadığı iddiasıyla açıldığı, 6183 sayılı Yasa'nın 64. maddesine göre tahsil dairesince düzenlenip, alacaklı kamu idaresinin yerel en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından onaylanan kararların haciz işlemleri olduğu, bu şekilde alınan karar üzerine haczin uygulanmasının ise aynı Yasa'nın 62. maddesinde düzenlendiği, karar gereğinin yerine getirilmesinin, gıyapta veya ilgililerin varlığında düzenlenen haciz tutanaklarıyla ve tahsil dairesince yapıldığı, gayrimenkul haczinin ise sicillerine işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya tebliğ edilmesi suretiyle yerine getirileceğinin 6183 sayılı Yasa'nın 88. maddesinde kurala bağlandığı, buna göre haciz kararı ile karar gereğinin yerine getirilmesinin, birbirini izleyen farklı cebren takip aşamaları olduğu, bu nedenle, idari yargı yerinde açılan davada tahsil dairesinin, alacaklı amme idaresinin haciz kararına dayanarak koyduğu hacizleri...