İdari davalara, kesin ve etkili işlemler konu yapılabileceğinden, vadesinde ödenmeyen rüsum bedelini ödemeye çağıran, çağrıya karşın ödenmediği takdirde 6183 sayılı yasaya göre cebren takibe başlanacağını bildiren yazının, etkili işlem niteliği taşımadığı hakkında.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2007/683 E. , 2008/756 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2007/683 Karar No: 2008/756 Temyiz Eden: ... Anonim Şirketi Karşı Taraf: ... Valiliği İl Özel İdaresi Vekili: ... İstemin Özeti : Dava, 25.4.2004-25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşmedeki para birimiyle ... TL rüsum karşılığı, iki yıl süreyle kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verilen davacı şirketin ruhsatının 17.9.2004 tarihinde iptal edilmesi üzerine, 25.10.2004 ve 25.1.2005 olan vade tarihlerinde ödenmeyen ve o tarihteki para birimine göre ... YTL rüsum bedelinin gecikme faiziyle birlikte ödenmesi gereğini ve aksi halde 6183 sayılı Yasaya göre cebren tahsil edileceğini duyuran ... İl Özel İdare Müdürlüğünün 8.6.2005 tarih ve 625 sayılı yazısının iptali istemiyle açılmıştır. Davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; Taşocakları Nizamnamesi uyarınca rüsumun, taş-kum-çakıl ocağı işletme hakkı karşılığı alındığı, rüsum bedelinin belli bir işletme süresinden sonra idare ile ruhsat sahibi arasındaki mutabakatla maktu miktara bağlanabileceği, ruhsat verilmesine ilişkin karar ve sözleşme ile belirli rezerve sahip ocağı işletme hakkı davacıya verilirken, rezervin kullanılması bakımından bir sınırlama getirilmediği, iki yıllık ruhsat süresi sona ermeden de rezervin tamamını alma hakkı tanındığı, bu nedenle rüsumu belirleyen unsurun ruhsat süresi değil, ocağın kullanma hakkının tanınması olduğu, dolayısıyla ocağın işletme hakkının verilmesiyle idarenin rüsumun tamamına hak kazandığı, vadesinde ödenmeyen rüsum bedelinin gecikme faizi ile birlikte takip ve tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca Maden Kanununda daha önceden ruhsata bağlanan ocakların rüsumu yönünden bir değişiklik getirilmediğinden işlemin bu açıdan da kusurlandırılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacının temyiz istemini reddeden ancak, karar düzeltme istemini kabul ederek, temyiz isteminin reddi yolundaki kararını kaldırdıktan sonra temyiz istemini yeniden inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 13.2.2007 günlü ve E:2006/5136, K:2007/343 sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından işletilmekte olan kum-çakıl ocağına ilişkin ruhsatın, ocakta derinlik sınırının aşılması ve ruhsat dışı sahadan malzeme alınması nedeniyle İl Daimi Encümeninin 17.9.2004 günlü kararı ile iptal edildiği ve sözleşmeden doğan 25.10.2004 ve 25.1.2005 tarihlerine ait rüsum taksitlerinin vadesinde ödenmemesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, Taşocakları Nizamnamesinin 19'uncu maddesinde, ocaktan çıkarılacak maddelerden alınacağı belirtilen rüsum bedelinin, ocağın rezerv durumu, çıkarılan kum ve çakıl miktarı ve işletme süresi dikkate alınarak hesaplanmasının öngörüldüğü, işletmecinin kusuru nedeniyle dahi olsa ruhsatın iptal edilmesiyle ocaktan çıkarılması kararlaştırılan ürünün tamamı istihsal edilemeyeceğinden, ocak rezervinin tamamının kullanılacağı varsayımı ile önc...