Davacı şirketin fabrika binası ve arazisinin satışına ilişkin faturayı kayıtlarına yansıtmayarak kurum kazancını gizlediği durumda kayıt dışı bırakılan bu kazancın dağıtılmayarak şirket tüzel kişiliği bünyesinde tutulduğunu kanıtlama yükünün idareye değil, davacı şirkete düştüğü hk.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2006/348 E. , 2007/119 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2006/348 Karar No: 2007/119 Temyiz Eden: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... Vekili: ... İstemin Özeti: ... Anonim Şirketi'nin 1997 yılına ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu bulunan matrah farkı nedeniyle şirketin ortağı olan davacının bu farktan payına düşen menkul sermaye iradını beyan etmemesi neden gösterilerek adına 1998 takvim yılı için re'sen ağır kusur cezalı gelir vergisi salınmış ve fon payı hesaplanmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; menkul sermaye iradının beyanının, iradı sağlayanlar tarafından, iradın hak sahibine ödenmesine bağlı olduğu, elde etmenin, hukuki ve ekonomik tasarruf imkanının doğduğu anda gerçekleşeceği, hukuki tasarrufun gelir sahibinin talepte bulunma hakkını, ekonomik tasarrufun ise gelirin sahibinin emrine amade kılınmasını ifade ettiği, anonim şirket genel kurulunun ya da genel kurulun verdiği yetkiye dayanılarak yönetim kurulunun 1997 yılı kazancından kâr payı dağıtımı yaptığı yolunda hukuken kabul edilebilir tespitlerle menkul sermaye iradı elde ettiği saptanmayan davacı adına yapılan tarhiyatta yasaya uygunluk görülmediği gerekçesiyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır. Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 15.12.2004 gün ve E:2003/1959, K:2004/3194 sayılı kararıyla; davacının ... Anonim Şirketi'nin sermayesinin %99'una sahip olduğu ve diğer beş ortağın sahip oldukları hisse senetleri toplamının, şirketin sermayesinin sadece %1'ini temsil ettiği, şirketin 1997 vergilendirme döneminde, aktifinde kayıtlı fabrika binasını yaklaşık ... trilyon liraya sattığı; ancak, hasılatını, kurum hasılatının ve bu satıştan sağlanan kârı da, kurum kazancının dışında bıraktığının saptandığı ve bu nedenle salınan kurumlar vergisine karşı açılan davanın reddedildiği, bu durumda anonim şirketin kayıt ve beyan dışı bıraktığı kurum kazancının şirket tüzel kişiliği tarafından tasarruf edildiğini kanıtlama yükünün davacıya düştüğü, davacının hisse senetlerinin ve sermayesinin neredeyse tamamına yakınına sahip olduğu anonim şirketin kayıtlarında, kurum kazancının ve dağıtılabilir kâr payının aynı düzeyde yükselmesi sonucu yaratacak olan satış hasılatından doğan ve gizlenen kurum kazancının, hesaben ödenmiş olduğunun kabulünü gerektiren muamele aranmasının gereksiz olduğu, bu tür bir kazancın dağıtılabilir hale gelmesi için dağıtım kararı alınmayacağının da açık olduğu, öte yandan, şirket adına yapılan tarhiyata karşı açılan davanın reddine ilişkin karar, Dairenin 15.12.2004 gün ve E:2004/2094 ve K:2004/3193 sayılı kararıyla bozulduğundan, bozma kararı üzerine verilecek kararın sonucu da dikkate alınarak yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla tarhiyatın kaldırılması yolundaki kararında ısrar etmiştir. Israr karar...