Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili verdiği 15/11/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, birçok kez borcun ödenmesini talep etmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2019/265 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak yetki itirazı ile dosyanın yetkili Samsun İcra Müdürlüğüne gönderilerek 2019/230125 esas sayılı dosyasına kaydolduğunu, davalı borçlunun takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının nakdi ve gayri nakdi malların 3.kişilere devrini engellemek amacı ile ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalının haksız itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine icra...
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/118 Esas - 2022/306 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLET ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/118 KARAR NO : 2022/306
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/12/2019 KARAR TARİHİ : 16/03/2022 KARAR YAZIM T. : 21/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili verdiği 15/11/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, birçok kez borcun ödenmesini talep etmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2019/265 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak yetki itirazı ile dosyanın yetkili Samsun İcra Müdürlüğüne gönderilerek 2019/230125 esas sayılı dosyasına kaydolduğunu, davalı borçlunun takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının nakdi ve gayri nakdi malların 3.kişilere devrini engellemek amacı ile ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalının haksız itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği 21/01/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk son tutanağını bir haftalık kesin süre içerisinde sunmadığını, müvekkili şirketin davacıya karşı böyle bir borcunun bulunmadığının ticari defterlerle sabit olduğunu, başlatılan takibe dayanak herhangi bir belgenin taraflarına ulaşmadığı gibi böyle bir belgenin de dosya içerisinde bulunmadığını, hukuki dayanaktan yoksun takibe itiraz ettiklerini, davanın ikame edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça tanık deliline dayanılması ve alacağın tanıkla ispatlanmasının mümkün olmadığını, tanık deliliyle ispat edilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını belirterek, süresi içerisinde arabuluculuk tutanağının sunulmaması nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davacı hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekili mahkememize verdiği 28/01/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, davalı yanın cevap dilekçesini süresi içerisinde vermediğini, davalı yana tebligatın 06/01/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı yanın 21/01/2020 tarihinde cevap vererek süresini geçirdiğini, dosyanın incelendiğinde arabuluculuk tutanaklarının süresi içerisinde verildiğinin görüleceğini, davalı yanın borçlu olduğuna dair banka dekontlarını mahkemeye sunduklarını, işbu banka dekontları incelendiğinde davalı yanın müvekkiline borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, davalı yanın amacının hem borcunu sürümced...