Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmesi konusunda süreklilik arz eden bir ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, davacının sunduğu sürekli hizmetin bir parçası olarak çeşitli tarihlerde davalıya iş güvenliği uzmanı ve hekim atamaları yaptığını, bu hizmetlere ilişkin davalıya davacı tarafından fatura kesildiğini, fakat davalı tarafın ödemelerini yapmadığını, OSGB hizmeti verilebilmesi için hizmet alan firma tarafından sistem üzerinden onay yapılması şartı gözetildiğinden davalı tarafın bu hizmeti almadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığını, hizmet alımının sistem üzerinden iptal olanağı mevcut olduğundan, takibe konu fatura dönemlerinde böyle bir iptalin gerçekleşmemiş olmasının, davalı tarafın hizmet almaya devam ettiğini kanıtlar...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/106 Esas KARAR NO :2023/263
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:12/02/2020 KARAR TARİHİ:04/04/2023
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmesi konusunda süreklilik arz eden bir ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, davacının sunduğu sürekli hizmetin bir parçası olarak çeşitli tarihlerde davalıya iş güvenliği uzmanı ve hekim atamaları yaptığını, bu hizmetlere ilişkin davalıya davacı tarafından fatura kesildiğini, fakat davalı tarafın ödemelerini yapmadığını, OSGB hizmeti verilebilmesi için hizmet alan firma tarafından sistem üzerinden onay yapılması şartı gözetildiğinden davalı tarafın bu hizmeti almadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığını, hizmet alımının sistem üzerinden iptal olanağı mevcut olduğundan, takibe konu fatura dönemlerinde böyle bir iptalin gerçekleşmemiş olmasının, davalı tarafın hizmet almaya devam ettiğini kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı tarafından alacağına konu tüm faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalı tarafından yasal süre içinde itiraz edilmediğini, TTK m. 94 uyarınca davalı tarafın davacı tarafa itirazda bulunmamasının, bakiyenin kabulü anlamına geldiğini, TTK m. 95 uyarınca da cari ekstre hesabına hiçbir itirazda bulunmayan davalının temerrüde düşürülmesi için ihtara gerek duyulmadığını, TTK m. 1530/7 uyarınca davacı tarafın talep ettiği faiz miktarının ticari temerrüt faizi olduğunu, faturanın teslim alınma tarihi belli değilse hizmetin teslim alınma tarihini takip eden 30 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş sayılacağı ve yine herhangi bir ihtara gerek olmayacağını, 2019 yılında belirlenen faiz oranının yıllık %21,25 olduğunu, mezkur icra takibinde borç başlangıç tarihindeki oranlar işletilerek faiz hesaplandığını, davalı tarafın faturalarla temerrüde düşebileceği yönünde Yargıtay kararı bulunduğunu, fahiş faiz oranı ve temerrüde düşülmediği yönündeki gerekçelerin hukuka uygun olmadığını, müvekkili tarafından verilen hizmet neticesinde alacağının alınamaması nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerinde takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki hizmet alımına ilişkin sözleşmenin yaklaşık iki yıllık bir süreci kapsadığını, ancak davacı şirketin sözleşmenin ilk 2 aylık sürecinde davalı tarafa İş Sağlığı ve Güvenliği hizmeti sunduğunu, daha sonra davalı şirketle olan bütün irtibatını kestiğini, davalı tarafın telefon ve mail yoluyla davacıya ulaşmaya çalıştığı fakat ulaşamadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu iki aylık hizmet bedelinin davalı tarafından ödendiğini, davacı tarafın ...