İhbarname kapıya yapıştırılmakla tebligatın yapıldığı ve bu tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edildiği, tebliği takip eden günden itibaren 30 gün içinde temyiz talebinde bulunulması gerektiği, tebligat kanununa uygun olarak tebliğ edilen karara karşı 30 günlük temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun süresinde yapılmış bir başvuru olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle temyiz isteminin süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2002/22 K. 2002/339 T. 27.9.2002 TEMYİZ SÜRESİ İHBARNAME KAPIYA YAPIŞTIRILMAKLA TEBLİGATIN YAPILDIĞI VE BU TARİHİN TEBLİĞ TARİHİ OLARAK KABUL EDİLDİĞİ, TEBLİĞİ TAKİP EDEN GÜNDEN İTİBAREN 30 GÜN İÇİNDE TEMYİZ TALEBİNDE BULUNULMASI GEREKTİĞİ, TEBLİGAT KANUNUNA UYGUN OLARAK TEBLİĞ EDİLEN KARARA KARŞI 30 GÜNLÜK TEMYİZ SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA YAPILAN TEMYİZ BAŞVURUSUNUN SÜRESİNDE YAPILMIŞ BİR BAŞVURU OLARAK KABUL EDİLEMEYECEĞİ, BU NEDENLE TEMYİZ İSTEMİNİN SÜREAŞIMI NEDENİYLE REDDİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 2577/md. 46 İstemin Özeti : 1997 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ile Nisan dönemi muhtasar beyannamesini vermeyen davacı kurum adına takdir komisyonu kararına dayanılarak kurumlar vergisi, gelir ( stopaj ) vergisi, geçici vergi salınmış ve ağır kusur cezaları kesilmiştir. İstanbul 7.Vergi Mahkemesi 6.12.1999 günlü ve E:1999/96, K:1999/1437 sayılı kararıyla; davanın cezalı kurumlar vergisi ile gelir ( stopaj ) vergisine ilişkin kısmını reddetmiş, cezalı geçici vergiyi kaldırmıştır. Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 28.2.2001 günlü ve E:2000/409, K:2001/623 sayılı kararıyla; olayda, resen takdir sebebi bulunmakla beraber takdir komisyonunca hiç bir inceleme ve araştırma yapılmadan, soyut ifadelerle matrah takdir edildiğinden, bu matrah esas alınarak yapılan tarhiyata karşı açılan davanın reddi yolundaki kararın yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuş, vergi dairesi müdürlüğü temyiz istemini ise reddetmiştir. Bozma kararına uymayan İstanbul 7.Vergi Mahkemesi 8.10.2001 günlü ve E:2001/937, K:2001/1320 sayılı kararıyla; davacının, faaliyetinin 1995 yılında sona erdiği yolundaki iddiasının aksine, faaliyetinin bulunduğu, kasa defterinin süresinde tasdik ettirilmiş olmasına karşın yevmiye defterinin mahkemelerince talep edildikten sonra tasdik ettirildiği ve kasa defterinin boş olduğu tespit edildiğinden, defter ve belgelerinin ihticaca salih olmadığı kanaatine varılarak, piyasa koşullarını iyi bilen takdir komisyonunca iş nevi ve işyeri mevkii nazara alınarak takdir edilen matrah ve bu matrah üzerinden yapılan vergilemede kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararında direnmiştir. Direnme kararı yükümlü şirketçe temyiz edilmiş ve ticari faaliyetinin olmadığı, tarhiyatın varsayıma dayalı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : İsteminin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi .... Düşüncesi : Tebligat Kanununa uygun olarak 10.12.2001 tarihinde tebliğ edilen mahkeme kararına karşı 30 günlük süreden sonra yapılan temyiz başvurusunun süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...... Düşüncesi: Danıştay Dördüncü Dairesinin 28.2.2001gün ve K.2001/623 sayılı kararında yazılı gerekçe uyarınca temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Vergi Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikte...