Vadeli senetler için uygulanabilir nitelikte olan senette yazılı tutarın alacağın temliki cirosu suretiyle ve belli bir iskontoyla üçüncü kişiden vadesinden önce tahsil edilmesi anlamına gelen ?kırma? işleminin, kanunda belirtilen kurallar karşısında çekler için de uygulanmasının mümkün olmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında ivaz karşılığı borç verilmesinin ikrazatçılık faaliyeti olduğu ve çek miktarı ile ödenen miktar arasındaki farkın davacının iktisaden elde ettiği miktar olduğu hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2001/502 K. 2002/75 T. 15.2.2002 İKRAZATÇILIK FAALİYETİ BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ FAİZ KARŞILIĞI ÖDÜNÇ PARA VERME VADELİ SENETLER İÇİN UYGULANABİLİR NİTELİKTE OLAN SENETTE YAZILI TUTARIN ALACAĞIN TEMLİKİ CİROSU SURETİYLE VE BELLİ BİR İSKONTOYLA ÜÇÜNCÜ KİŞİDEN VADESİNDEN ÖNCE TAHSİL EDİLMESİ ANLAMINA GELEN ?KIRMA? İŞLEMİNİN, KANUNDA BELİRTİLEN KURALLAR KARŞISINDA ÇEKLER İÇİN DE UYGULANMASININ MÜMKÜN OLMADIĞI, TÜM BU HUSUSLAR DİKKATE ALINDIĞINDA İVAZ KARŞILIĞI BORÇ VERİLMESİNİN İKRAZATÇILIK FAALİYETİ OLDUĞU VE ÇEK MİKTARI İLE ÖDENEN MİKTAR ARASINDAKİ FARKIN DAVACININ İKTİSADEN ELDE ETTİĞİ MİKTAR OLDUĞU HAKKINDA. 6802/md. 28 (KHK-90/md.3,9) İstemin Özeti : İkrazatçılık faaliyetinde bulunmasına karşın elde ettiği kazancı beyan etmemesi nedeniyle davacı adına 1997 yılı Ocak...Aralık dönemleri için ağır kusur cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi salınmıştır. Manisa Vergi Mahkemesi 26.1.2000 günlü ve E:1999/1669, K:2000/45 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi 6.6.2001 günlü ve E:2000/806, K:2001/2032 sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden akaryakıt alım satımı ile uğraşan davacı hakkındaki ihbar ve şikayetler üzerine yapılan inceleme sonucu davacının ... isimli şahsa ait müşteri çeklerini kırmak ve ... adlı şahsa faiz karşılığı borç para vermek suretiyle ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu görüşüyle tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın ...'ya verilen borç para karşılığı elde edilen faiz yönünden bozulmasını sağlayacak durumda görülmediği, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci ve 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, gerek ikrazatçılığın, gerekse tefeciliğin tanımında faizden para kazanmak amacıyla ödünç para verme işleriyle uğraşılması gerektiğinin vurgulandığı, bu hükümler karşısında çek kırmanın ikrazatçılık veya tefecilik olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle kararı ...'den elde edilen faiz geliri yönünden bozmuş, ...'dan elde edilen faiz geliri yönünden temyiz istemini reddetmiştir. Bozma kararına uymayan Manisa Vergi Mahkemesi 11.10.2001 günlü ve E:2001/1663, K:2001/605 sayılı kararıyla; inceleme raporu eki ifade tutanaklarından, ...'in davacıya 1997 yılında toplam 10.000.000.000.-liralık vadeli müşteri çeklerini kırarak 3.500.000.000.-lira faiz ödediği ve çeklerin elden tahsil edildiği, davacı tarafından ifade sahiplerine akaryakıt satıldığı ve bu kişilerle aralarında husumet bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bunu kanıtlayacak fatura, sipariş fişi, sevk irsaliyesi vb. belge ibraz edilmediğinden ve ...'in davacının oğlu hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle davanın düştüğü anlaşıldığından bu iddialara itibar etmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının bu işi mutad meslek haline getirdiğinin ve ticari amaçla yaptığının kabulü gerektiği, 90 sayılı Kanun hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin 545 sayılı Kanu...