Faiz gelirinin menkul sermaye iradı olarak vergilendirilmesinde elde etmenin esas olduğu hk.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2000/164 E. , 2000/295 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2000/164 Karar No: 2000/295 Temyiz Eden: ... Karşı Taraf: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Kuyumculuk işi yapan davacının 1990 yılında verdiği borç paradan dolayı elde ettiği faiz gelirini beyan etmemesi nedeniyle adına re'sen kaçakçılık cezalı gelir vergisi salınmıştır. Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E:.., K: ... sayılı kararıyla; aralarında yakın akrabalık ve iş ilişkisi olmayan kişiler arasında karşılıksız borç para verilmeyeceğinin yargı içtihatlarıyla kabul edildiği, 30.7.1990 tarihinde verilen ...-lira borca karşılık alınan 30.8.1990 tarihli çekin karşılıksız çıkması üzerine vadenin 30.9.1990 tarihine uzatıldığı, çekin karşılıksız çıkması üzerine de teminat olarak ...- liralık tarihsiz çek alındığı, söz konusu çekin ...'a ciro edilerek 30.10.1990 vade tarihi yazılıp karşılıksız çıkınca icraya verildiğinin anlaşıldığı, 5.12.1990 ve 17.1.1991 tarihli protokollerle ödeme planlarının ve senetlerin yeniden düzenlenmesi, borç para verme işleminin süreklilik arzettiğini gösterdiğinden elde edilen gelirin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi gerektiği, inceleme raporunda elde edilen faizin hesabında ...-liranın ana para, ...-liralık ödemenin ise ana para ve faiz olarak benimsendiği ve sonraki tahsilatlarla ...-lira faiz elde edildiğinin kabul edildiği, ancak 1990 yılında tahakkuk eden ...liralık faizin tamamının değil, ...-liralık kısmının tahsil edildiği ve bu miktarın vergiye esas alınması gerektiği, elde edilen faizin ...-liralık kısmının 1991 yılına ilişkin olduğu, inceleme raporunda da bu miktarın esas alındığı, ...-liralık borç vadesinde ödenmediği için vadeler uzatılıp borç toplamı ...-liraya çıktığından, bu iki rakam arasındaki farkın faiz olarak kabulünün daha gerçekçi olacağı, ...-liradan banka sigorta muameleleri vergisinin de düşülmesi gerektiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul ederek vergi aslını azaltmak suretiyle cezalı tarhiyatı değiştirmiştir. Yükümlünün temyiz istemini reddeden Danıştay Üçüncü Dairesi karar düzeltme aşamasında kararını ortadan kaldırdıktan sonra, 25.3.1999 günlü ve E:1997/5031, K:1999/1207 sayılı kararıyla; tarhiyatın ihbarcının ifadesine dayandırıldığı, borç para verme işlemi bir defa yapılmış olduğundan elde edilmiş bir gelirin bulunması halinde dahi bunun menkul sermaye iradı sayılması gerektiği, öte yandan, matrahın hesabı varsayıma dayandığından, bu şekilde belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta da yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştur. Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe ile direnmiştir. Direnme kararı davacı tarafından temyiz edilmiş ve borç para verilmesi karşılığında faiz geliri elde edilmesinin söz konusu olmadığı, tarhiyatın varsayıma dayanılarak yapıldığı ileri sürülerek bozulması isten...