Dar mükellef kurumun elde ettiği stopaja tabi tutulan menkul sermaye gelirinin ticari kazanç sayılacağı ve bu nedenle geçici vergi ödemesi gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2001/2980 K. 2002/355 T. 5.2.2002 DAR MÜKELLEF KURUM MENKUL SERMAYE İRADI GELİRİ TİCARİ KAZANÇ GEÇİCİ VERGİ DAR MÜKELLEF KURUMUN ELDE ETTİĞİ STOPAJA TABİ TUTULAN MENKUL SERMAYE GELİRİNİN TİCARİ KAZANÇ SAYILACAĞI VE BU NEDENLE GEÇİCİ VERGİ ÖDEMESİ GEREKTİĞİ HK. (5422/md. 24, 25) 193/md. 75 , 94 Kararın Düzeltilmesini İsteyen: .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: .... İstanbul Türkiye Merkez Şubesi İstemin Özeti: 1999 yılı ile üç aylık döneme ait geçici vergi beyannamesini ihtirazi kayıtla veren dar mükellef davacı şirket adına tahakkuk ettirilen geçici verginin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. .... Vergi Mahkemesince, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü maddesiyle, dar mükellef kurumların bir kısım kazanç ve iratları stopaja tabi tutulmuş, vergisi bu şekilde kaynakta kesilen kazanç ve iratların beyannameye ithalinin ihtiyari olduğu belirtilerek özel bir hüküm getirildiği, kurumlar vergisinin oranı, kurum stopaj oranları ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin 4 üncü bendi ve yine 94 üncü maddede belirlenen stopaj oranları ile tam ve dar mükellef kurumların nihai vergi yükü arasında bir denge sağlanmak istendiği, kaldı ki kaynakta vergileme açısından kazanç unsurunun elde eden yönünden niteliği değil, hangi gelir grubuna girdiğinin önem taşıdığı, davacı şirketin diğer bankalar nezdindeki repo gelirinin Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesi uyarınca menkul sermaye iradı olduğu ve ödeyen kurum tarafından stopaja tabi tutulduğu açık olduğundan aynı ödeme ticari kazanç sayılarak vergi beyannamesine ithali suretiyle geçici vergi salınmasında isabet görülmediği gerekçesiyle tahakkuk eden geçici verginin kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi Dairesi Başkanlığının temyiz istemi, Danıştay Dördüncü Dairesinin 18.12.2000 günlü ve E: 2000/1046, K: 2000/5325 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davalı İdare, davacı kurumun Türkiye'de bankacılık faaliyetinin bulunduğunu, elde edilen gelirin ticari kazanca ilişkin esaslara göre vergilendirilmesi gerektiğini ileri sürmekte, kararın düzeltilmesini istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Dava konusu olayda davacı şirket, bankacılık faaliyeti vermek üzere Türkiye'de şube açmıştır. Bankacılık faaliyetinin ticari faaliyet olduğu konusunda şüphe bulunmamakta olup, Türk Ticaret Kanunu'nun 12 nci maddesi de bunu doğrulamaktadır. Bu durumda davacı dar mükellef kurumun faaliyet alanıyla ilgili olarak işletmeye giren ve işletmeden çıkan iktisadi değerlerden kaynaklanan ve özsermayeyi etkileyen değer artışları da ticaridir. Bu açıdan bakıldığında davacı bankanın repo gelirlerinin ticari faaliyetinin bir uzantısı sonucu elde edildiği kuşkusuzdur. Elde edilen gelirin menkul sermaye iradı olması, elde eden yönünden bunun ticari kazanç olarak değerlendirilmesini engellemez. Nitekim Gelir Vergisi Kanununun menkul sermaye iratlarıyla ilgili 75 inci maddesinin birinci fıkras...