Alımlarını gerçeğe aykırı faturalarla belgelendiren yükümlü adi ortaklığın, bu faturalarda gösterilen katma değer vergilerini indirim konusu yapamayacağı hk.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 1995/306 K. 1997/132 T. 21.2.1997 İSPAT KDV İNDİRİMİ İNDİRİLEMEYEN KDV ALIMLARINI GERÇEĞE AYKIRI FATURALARLA BELGELENDİREN YÜKÜMLÜ ADİ ORTAKLIĞIN, BU FATURALARDA GÖSTERİLEN KATMA DEĞER VERGİLERİNİ İNDİRİM KONUSU YAPAMAYACAĞI HK. 213/md. 3 3065/md. 29 , 30 Çırçır ve prese fabrikası işletmeciliği yapan adi ortaklık adına müstahsilden yaptığı kütlü pamuk alımlarını gerçeğe aykırı faturalarla belgelendirerek haksız katma değer vergisi indirimi uyguladığından bahisle 1986 yılının Ekim dönemi için kaçakçılık cezalı katma değer vergisi ve dahili tevkifat salınmıştır. Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen Adana 1. Vergi Mahkemesi 15.3.1991 günlü ve 1991/579 sayılı kararıyla; olayda, kütlülerin müstahsilden alındığına ilişkin kesin bir tespit bulunmadığı, bazı varsayımlara dayanıldığı, yükümlü adi ortaklığın ihtilaflı dönemde mal alımlarının tamamının ticaret borsası alım-satım beyannameleri, ödemelere ilişkin çekler, sevk ve taşıma irsaliyeleri, nakliye faturaları gibi resmi belgelerle kanıtlanmış olması nedeniyle bu alımlara ait faturaların gerçeği yansıttığının kabulü gerektiği, bu itibarla, kütlüleri müstahsilden aldığı kanıtlanamayan adi ortaklık adına yapılan cezalı tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle, tarhiyatı kaldırmıştır. Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi 1993/5815 sayılı kararıyla; düzenlenen faturaların, biçim yönünden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun fatura düzenine ilişkin hükümlerine uygun olmasının, bu faturaların içerik itibarıyla mutlaka gerçeği yansıttığı anlamına gelmeyeceği, ticaret borsası alım-satım beyannameleri, sevk irsaliyeleri, kantar tartı pusulaları ve mal bedelinin ödendiğinin kanıtı olarak gösterilen çeklerin de, söz konusu alım-satımların gerçek olduğu yönünde yükümlü lehine yeterli delil sayılamayacağı gibi adi ortaklığa 1986 yılında fatura düzenleyen kişilerden ... ile ...'un aleyhlerinde sonuç doğuracağını bildikleri halde düzenledikleri faturaların sahte olduğunu açıkça beyan ve itiraf etmeleri, ...'ın tüm aramalara rağmen iş ve ikametgah adreslerinde bulunamamaları, ...'un belirttikleri sermayeleriyle satmış göründükleri emtiaları almalarının ekonomik ve ticari icaplara uymaması, bu faturaların gerçeği yansıtmadığının kabulünü zorunlu kıldığı, bu inceleme ve tespitler karşısında, adi ortaklığın 1986 yılında anılan 11 kişiden yaptığı alımların gerçeği yansıtmadığı, bu alımlarla ilgili olarak yapılan katma değer vergisi indirimlerinin yasal olmadığı sonucuna yarıldığından, mahkemece yazılı gerekçe ile tesis edilen kararda isabet görülmediği, öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun olay tarihinde yürürlükte bulunan 94 üncü maddesinin (B) fıkrasında, geçmiş dönemlere ait işlemler üzerinden dahili tevkifat yapılacağı öngörülmediği gibi cari vergilendirme dönemindeki işlemler üzerinden yapılan dahili tevkifatın, bu vergilendirme dönemini izleyen dönemlere ait gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edileceğine d...