Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2021/226 · K. 2023/172
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/226 K. 2023/172

E. 2021/226K. 2023/1727 Mart 2023
görevli mahkemetazminateser sözleşmesibağımsız bölümbilirkişi raporusebepsiz zenginleşmesözleşmeye aykırılıktaşınmaz satışıalacağın tahsilitazminat davasıbedel artırmahaksız fiilhaksız rekabetkamu tüzel kişisi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket tarafından davalıya belirtilen okulların güçlendirilmesi işlerini yaptığını, davalının talebi ile ödenek üstü yaptığı iş bedellerinin ödenmesi talep edildiğini, davalının bu taleplerinin zamanında ödemediğini, ödenek üstü bedellerin ödenmesi için alacak davaları açıldığını, açılan davaların lehlerine sonuçlandığını, davalının kuşkusuz davacının asıl alacağı üzerinden faiz aldığını beyan edeceğini, alacağını zamanında alamayan davacı şirket iş yapamadığı için yoksun kaldığı kar kayıplarının olduğunu, davacı şirket alacağını tahsil etmiş olsa idi , zamanında tahsilat ile elde edilecek dolar, altın ve diğer yatırım araçları ile mukayese yapıldığında elde edilen tarihteki değerlerin farkı olacağını, Zararın ve Tazminatın belirlenmesinde...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/226 KARAR NO :2023/172

DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:24/03/2021 KARAR TARİHİ:07/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket tarafından davalıya belirtilen okulların güçlendirilmesi işlerini yaptığını, davalının talebi ile ödenek üstü yaptığı iş bedellerinin ödenmesi talep edildiğini, davalının bu taleplerinin zamanında ödemediğini, ödenek üstü bedellerin ödenmesi için alacak davaları açıldığını, açılan davaların lehlerine sonuçlandığını, davalının kuşkusuz davacının asıl alacağı üzerinden faiz aldığını beyan edeceğini, alacağını zamanında alamayan davacı şirket iş yapamadığı için yoksun kaldığı kar kayıplarının olduğunu, davacı şirket alacağını tahsil etmiş olsa idi , zamanında tahsilat ile elde edilecek dolar, altın ve diğer yatırım araçları ile mukayese yapıldığında elde edilen tarihteki değerlerin farkı olacağını, Zararın ve Tazminatın belirlenmesinde para borcu haksız fiilinden kaymaklanıyor ise 6098 Sayılı Yasanın 50,51,52 ve devamı, para borcu sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanıyor ise 6098 sayılı Yasanın 77,78,79,80 ve devamı maddeler, para borcu sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanıyor ise 6098 sayılı yasanın 112, 113 ve devamı maddelerinin uygulanmasının gerektiğini, uğranılan aşkın zararın ve buna ilişkin tazminat miktarının belirlenmesinin ancak uzman bilirkişilerce tespitinin mümkün olduğundan dolayı davanın belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100.000,00 TL in bedel artırma haklarının saklı kalması üzere dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi ile birlikte yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ödenek üstü yapılan iş bedellerini ve yapılmış olan işlerin zararını tahsil ettiğini ikrar ettiğini, davacının davadaki taleplerinin yersiz olduğunu, bilindiği üzere munzam zarar, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı bir zarar şeklinde tanımlandığını, munzam zararın sorumluluğunun, kusur sorumluluğuna dayandığını, zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusuru olduğunu, zararın varlığını ispat yükümlülüğünün zararı iddia eden alacaklı üzerinde olduğunu, munzam zararın talep edilebilmesi için zarar ile kusur arasında illiyet bağının bulunmasının zorunlu olduğunu, davalı şirketin herhangi bir kasti, ihmali kusurunun bulunmadığı gibi iddia edilen zarar ile alacağın ödenmesi zamanına ilişkin eylem arasında bir illiyet bağının bulunmadığını, davacının bahsi geçen taşınır/taşınmaz satışlarının ise hangi tarihlerde, hangi gerekçelerle yapıldığı, salt bu satış işlemlerinin bu iddiasını doğrulamayacağı, davacının iş hayatındaki prosedür gereği dava d...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 15

IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 8

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114

Dava şartları

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 115

Dava şartlarının incelenmesi

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 20

Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/157 · K. 2022/1013

21 Kasım 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/589 · K. 2025/77

24 Ocak 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/431 · K. 2025/422

27 Mayıs 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/545 · K. 2023/608

27 Eylül 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/676 · K. 2024/686

13 Kasım 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/507 · K. 2025/425

28 Mayıs 2025