idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlik kararlarından sonra ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı giderilmeden, yeniden bir dava açılması ve açılan bu davanın da idare mahkemesince esasının incelenmesinin mümkün olmadığı hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2006/684 K. 2006/501 T. 8.6.2006 GÖREV UYUŞMAZLIĞI GÖREVSİZLİK KARARLARI İDARİ VE ADLİ YARGI YERLERİNCE VERİLEN GÖREVSİZLİK KARARLARINDAN SONRA ORTAYA ÇIKAN OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI GİDERİLMEDEN, YENİDEN BİR DAVA AÇILMASI VE AÇILAN BU DAVANIN DA İDARE MAHKEMESİNCE ESASININ İNCELENMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI HAKKINDA. 3194/md. 42 İstemin Özeti : İstanbul, Çatalca-İhsaniye Köyü, Köyiçi mevkii, 2 pafta, ' ve ' parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ruhsatsız inşaat yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca 14.943.825.000.-TL. idari para cezası verilmesine ilişkin 23.10.2000 günlü, 29463 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Altıncı Dairesinin 5.3.2003 günlü, E:2002/5536, K:2003/1327 sayılı bozma kararına uyulmayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin bulunan 30.10.2003 günlü, E:2003/894, K:2003/1326 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ...............'un Düşüncesi : Anayasanın 36. maddesinde, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "adil yargılanma hakkı"nı düzenleyen 6. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın, uyuşmazlık konusu olayın niteliği de dikkate alınarak, "makul bir süre içinde" tamamlanmasının gerektiği sonucuna varılmaktadır. Dava, davacıya ruhsatsız inşaat yapılması nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca 23.10.2000 tarihinde verilen idari para cezasının iptali istemiyle 8.10.2001 tarihinde açılmış olup, görevli yargı yerinin gerek yasal düzenlemeler gerekse yargı kararları nedeniyle belirlenememesinden dolayı, yargılamanın beş yıl geçmesine karşın sonuçlandırılamadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılamanın uzun sürmesi uyuşmazlığın niteliğinden kaynaklanmamaktadır. İdare Mahkemesi ısrar kararının temyizen incelenmesi aşamasında açıklanan hususun dikkate alınması zorunludur. Diğer yandan, dosyada yer alan idare mahkemesi ve sulh ceza mahkemesi kararlarında, her ne kadar 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunda belirtilen kurallara (m.14 ve 19) uyulmamış ise de, dava konusu idari para cezasının yargısal denetiminde idari yargının görevli olduğu Anayasa Mahkemesinin 15.5.1997 günlü, E:1996/72, K:1997/51 sayılı (RG 1.2.2001, S:24305 ) kararıyla belirlenmiş olup, dosyanın bu aşamalardan sonra Uyuşmazlık Mahkemesine gitmesi adil yargılanma hakkına uygun görülmemektedir. Açıklanan nedenle, idare mahkemesi ısrar kararının beli...