Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 25.02.2019 tarihinde sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı davalı sigorta şirketinin sigortalısı arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kazada kusurunun bulunmadığını, müvekkilince 04.03.2019 tarihinde davalı sigortaya başvuru yapılmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödemediğini ve müvekkilinin haklarını sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürüncemede bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında, davalının müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir...
T.C. İST ANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/631 Esas KARAR NO : 2023/433 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2022 KARAR TARİHİ : 29/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 25.02.2019 tarihinde sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı davalı sigorta şirketinin sigortalısı arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kazada kusurunun bulunmadığını, müvekkilince 04.03.2019 tarihinde davalı sigortaya başvuru yapılmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödemediğini ve müvekkilinin haklarını sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürüncemede bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında, davalının müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilinin borcu tahsil etmek amacıyla davalıyı temerrüde düşürdüğünü ancak borcunu 01/03/2021 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiğini, müvekkilinin davalıdan talep ettiği değer kaybı tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücünün aynı olmayacağını, müvekkilinin zarara uğrayacağını, müvekkilinin uğradığı zararın daha fazla artmaması adına dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep ettiklerini, tüm bu açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile müvekkili alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00-TL'sinin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın mahiyeti itibari ile belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının sigortacıya başvuru şartını yerine getirmeden dava yoluna başvurduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, olay tarihinin 25.02.2019 olup davanın ise 26.09.2022 tarihinde ikame edildiğini, davacının taleplerinin genel şartlar uyarınca teminat dışı olduğunu, davacının munzam zarara dair taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın munzam zararını somut bir şekilde ispat edemediğini, munzam zarar talebine dayanak olarak yüksek enflasyonu gösterdiğini, oysa Yargıtay'ın istikrarlı kararlarının munzam zararın objektif değil sübjektif bir zarar olduğunu ve enflasyon gibi genel durumların munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceği yönünde olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıyı zarara uğratmak amacı ile ödeme yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, iş bu hasar dosyası kapsamında yapılan toplam ödemenin 10.000,00-TL olduğunu, tüm bu açıklanan nedenl...