DAVACI ŞİRKETİN TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU'NA DEVREDİLDİKTEN SONRA, TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU TARAFINDAN ÖNCEKİ DÖNEMDEKİ VERGİ BORÇLARI İÇİN 6111 SAYILI KANUN' DAN YARARLANILMASI SONUCU, VERGİ BORÇLARIYLA BİRLİKTE TEFE/ÜFE ORANLARI DİKKATE ALINARAK HESAPLANAN TUTARIN TAHSİL EDİLMESİNDE MÜCBİR SEBEP HALİ BULUNMADIĞI HAKKINDA.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11321 E. , 2020/4264 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2016/11321 Karar No : 2020/4264
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2012 yılı gelir vergisi ile 2012/1-3 ve 10-12 dönemleri geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı hakkında düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin ve vergi inceleme raporunun dayanağı olan vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemiş olmasının, davacının hangi suç ile isnad edildiğini öğrenme ve bu duruma göre savunma yapma hakkını engellediği, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, vergi tekniği raporunun ihbarnamelere eklenerek tebliğ edilme zorunluluğunun bulunmadığı, davacının savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği, yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Anayasamızın 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu yolundaki düzenlemeyle, hak arama özgürlüğü; kişilerin yargı organları önünde davacı veya davalı olarak haklarını savunabilmek için başvurabilmesi ve bu organlar önünde adil ve hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanma hakkının bulunması olarak tanımlanmıştır. Uluslararası mevzuat bakımından ise ülkemiz açısından bağlayıcılığı bulunan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (AİHS) hak aramada yargısal başvuru yönteminin karşılığı, Sözleşmenin 6. maddesinde, "adil yargılanma hakkı" başlığı altında düzenlenmiştir. Hukukun üstünlüğüne bağlı demokratik toplumun temel değerlerini yansıtan bir haklar ve ilkeler bütünü olan "Adil yargılanma ilkesinin" özünü, hakkaniyete uygun yargılama ilkesi oluşturmaktadır. Yargılama sürecinin bizzat kendisini sorgulamayı amaçlayan; tarafların, usulden kaynaklanan hakları garanti altına alarak, yargılama süreci ve usulünün adil olup olmadığının denetlenmesi imkanı sağlayan adil yargılanma ilkesin...