Davacı vekili tarafından açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 1998 yılından itibaren devam ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılında sözleşme imzalanmak suretiyle devam ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, kendilerinin sözleşme kapsamında davalının tek satıcısı olduğunu, davalının ürünlerinin Türkiye'de ve diğer ülkelerdeki satışını ve satış sonrası montaj, bakım ve servis hizmeti verdiklerini, kendilerinin davalı ürünlerinin tanınırlığını arttırıp pazar payını büyüttüklerini, kendilerinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesine ve bir sorun olmadan ticari ilişkinin devam etmesine rağmen davalı tarafından sözleşmenin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, davalının...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/135 Esas KARAR NO : 2023/539
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2021 KARAR TARİHİ : 13/06/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2023
Davacı vekili tarafından açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 1998 yılından itibaren devam ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılında sözleşme imzalanmak suretiyle devam ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, kendilerinin sözleşme kapsamında davalının tek satıcısı olduğunu, davalının ürünlerinin Türkiye'de ve diğer ülkelerdeki satışını ve satış sonrası montaj, bakım ve servis hizmeti verdiklerini, kendilerinin davalı ürünlerinin tanınırlığını arttırıp pazar payını büyüttüklerini, kendilerinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesine ve bir sorun olmadan ticari ilişkinin devam etmesine rağmen davalı tarafından sözleşmenin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, davalının sözleşmeye aykırı olarak kendileri tek satıcı olmasına rağmen başka bir firma ile sözleşme imzaladığını, söz konusu ticari ilişki kapsamında başarılı bir satış ağı ve müşteri portföyü kurduklarını, davalı için pazar payı ve müşteri kitlesi yarattıklarını, kendilerinin oluşturduğu bu pazar payı ve müşteri portföyü davalının yeni sözleşme imzaladığı firmaya sunulmak zorunda kalındığını, sözleşmenin haksız feshedilmesi sebebiyle kendilerinin zarara uğradıklarını, bu sebeple davalının portföy tazminatı ve haksız fesihten doğan tüm zararları ödemesi gerektiğini, haksız fesihten dolayı portföy tazminatı ve haksız fesihten doğan tüm zararların tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/08/2013 tarihli ana/çatı sözleşme ve distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin haklı sebeple kendileri tarafından feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlıkların halli için tahkim şartı öngörüldüğünü ve tahkim yerinin Londra, tahkim dilinin İngilizce olduğunu, davacının tahkim yoluna başvuru yapmadan dava açamayacağını, sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca İngiliz Hukukuna göre yorum yapılacağı ve 16. Maddesine göre İngiliz Hukukunun uygulanacağının hüküm altına alındığı, dolayısıyla mevcut uyuşmazlıkta Türk Hukuku ve Türk Ticaret Kanunun uygulanamayacağını, usulüne uygun olarak arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuk için kendilerine tebligat yapılmadığını, ulaşıldığı iddia edilen mail adresinin de arabuluculuk son tutanağında yer almadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, TTK'nun 122. Maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusunun belirlenebilir nitelikte ...