Yedieminlikten elde edilen gelirin ticari kazanç olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, yükümlüye yediemin sıfatıyla yapılan ödemeler ücret sayıldığından, elde edilen bedelin ticari kazanç olarak katma değer vergisine tabi tutulmasına hukuki olanak bulunmadığı hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2007/5938 K. 2009/1083 T. 4.3.2009 TİCARİ KAZANÇ YEDİEMİNLİK ÜCRETİ YEDİEMİNLİK ÜCRETİNDE KDV YEDİEMİNLİKTEN ELDE EDİLEN GELİRİN TİCARİ KAZANÇ OLARAK NİTELENDİRİLMESİNİN MÜMKÜN BULUNMADIĞI, YÜKÜMLÜYE YEDİEMİN SIFATIYLA YAPILAN ÖDEMELER ÜCRET SAYILDIĞINDAN, ELDE EDİLEN BEDELİN TİCARİ KAZANÇ OLARAK KATMA DEĞER VERGİSİNE TABİ TUTULMASINA HUKUKİ OLANAK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 193/md. 37 3065/md. 1 Davanın Özeti: Yedieminlik faaliyeti ile uğraşan davacı tarafından, ticari kazanç elde ettiği halde katma değer vergisi beyannamesi vermediği ve katma değer vergisi hesaplamadığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına, Ocak-Aralık/2004, Ocak-Aralık/2005 ve Ocak-Nisan 2006 dönemleri için tarh edilen vergi ziyai cezalı katma değer vergisi ile kesilen usulsüzlük cezalarının terkini istemiyle açılan davayı; olayda, davacının yedieminlik ücretini reddiyat makbuzu ile aldığı ve gelir vergisi beyannamesini verdiği, bunun dışında emanet ve depo işletmeciliği yaptığı hususunda davalı idarenin bir tespiti bulunmadığı, Maliye Bakanlığı tarafından Adalet Bakanlığı'na gönderilen 25.12.1985 tarihli Genelgede de yedieminlik ücretinin katma değer vergisine tabi olmadığının belirtildiği, yedieminin sözlükte "üzerinde anlaşmazlık bulunan bir malın anlaşmazlık halledilinceye kadar bırakılan güvenilir kimse" olarak tanımlandığı bu tanım ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 101. maddesinde yer alan "Hakim iki taraftan birinin talebiyle davanın ikamesinden evvel veya sonra ihtiyati tedbir olarak menkul ve gayrimenkul malların aynı muvazaalı ise bunu haciz veya yeddiadle tevdiine karar verebilir" hükmü dikkate alındığında yediemin olabilmek için teslim alınacak eşyayı muhafaza edecek yerin bulunmasının yeterli olmadığı, bunun yanında ve en önemlisinin de yetkili kuruluşlarca yediemin olarak seçilmiş olmanın gerektiği, bu itibarla yetkili kuruluşlarca seçilmedikçe yediemin olunamadığına göre bu işin, isteyen kişiler tarafından yapılmasından ve devamlılığından söz edilemeyeceği, yediemin olarak seçilme halinde teslim alınacak, emtiayı muhafaza edecek garaj, depo vs. yere sahip olunması ve bunların ticari olarak işletilmesi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesinde tarif edilen bir ticari faaliyette bulunulduğuna kanıt etmeyeceğinden, yedieminlikten elde edilen gelirin de ticari kazanç olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, yükümlüye yediemin sıfatıyla yapılan ödemeler ücret sayıldığından, elde edilen bedelin ticari kazanç olarak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında katma değer vergisine tabi tutulmasına hukuki olanak bulunmadığından tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen cezalarda isabet görülmediği gerekçesiyle kabul eden İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin 09.05.2007 tarih ve E: 2006/2314, K: 2007/1138 sayılı kararının; yapılan tarhiyatın ve kesilen cezaların hukuka uygun olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi ger...