Parsellenmemiş konumda bulunan taşınmaz üzerinde zirai faaliyetin devam ettiği anlaşıldığından, söz konusu taşınmazın arsa olarak kabul edilemeyeceği, ikmalen yapılan arsa vergisi tarhiyatındayasal isabet bulunmadığı hk.
Danıştay 9. Daire E. 2007/3497 K. 2008/297 T. 22.1.2008 PARSELLENMİŞ TAŞINMAZ ARSA VERGİSİ PARSELLENMEMİŞ KONUMDA BULUNAN TAŞINMAZ ÜZERİNDE ZİRAİ FAALİYETİN DEVAM ETTİĞİ ANLAŞILDIĞINDAN, SÖZ KONUSU TAŞINMAZIN ARSA OLARAK KABUL EDİLEMEYECEĞİ, İKMALEN YAPILAN ARSA VERGİSİ TARHİYATINDA YASAL İSABET BULUNMADIĞI HK. 1319/md. 12 Temyiz İsteminde Bulunan : .... Belediye Başkanlığı Vekili :Av. .... Karşı Taraf: .... Vekili :Av. .... İstemin Özeti : Davalı belediye tarafından, davacının üzerinde 19/62 oranında hissesi bulunan .... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi 1454 ada, 2 parsel ile 2190 ada, 15 sayılı parselde kayıtlı olan ve tapuda, içinde kulesi bulunan sebze bahçesi olarak geçen taşınmaz ile ilgili olarak ikmalen tarhedilen 2004 yılı arsa vergileri ve ek vergilerin kaldırılması istemiyle açılan davayı, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağının Bakanlar Kurulu kararı ile belli edileceğinin hükme bağlandığı, bu hükme istinaden çıkarılan 1.1.1983 tarih ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinin (a) ve (b) fıkraları ile, belediye ve mücavir alan sınırları içinde, imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan veya imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılacağı, ancak bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanılmaları halinde arsa sayılmayarak araziye ait oran üzerinden vergilendirileceği kuralının getirildiği, dosyanın incelenmesinden, her iki taşınmaz için de zirai faaliyette kullanılmadığı ve başka amaçlara tahsis edildiği, boş veya iki yıl üst üste nadasa bırakıldığı yolunda idarece yapılmış herhangi bir tespitin bulunmadığı, davacının 1998 ve 2005 yıllarında ..... Ziraat Odasına başvurarak söz konusu yerleri çiftçi olarak zirai faaliyetinde kullandığını belgelendirdiği, bu durumda halen kadastral durumunu muhafaza ettiği bildirilen ve parsellenmemiş konumda olan dava konusu taşınmazlar üzerinde zirai faaliyetin devam ettiğinin anlaşıldığı, üzerinde zirai faaliyet devam eden dava konusu taşınmazların arsa olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle, ikmalen tarh edilen arsa vergilerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden .... Vergi Mahkemesinin 9.5.2007 tarih ve E:2006/472, K:2007/421 sayılı kararının; davaya konu taşınmazların belediye sınırları dahilinde kayıtlı olduğu, belediyenin sunmuş olduğu tüm hizmetlerden faydalanmakta olduğu, bu nedenle ikmalen yapılan, arsa vergisi tarhiyatının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz istemin...