Ortaklara borç para vermek suretiyle finansman hizmeti sağlanmasının k.d.v. kanunu kapsamında ticari faaliyet olarak kabul edilmesi ve dolayısıyla söz konusu borç verme işlemi sonucunda elde edilen faiz gelirlerinin k.d.v.'ye tabi olması gerektiği hk.
6. Daire 2004/1462 E. , 2006/1872 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No: 2004/1462 Karar No: 2006/1872
Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vekili : Av.... Karşı Taraf : ... Belediye Başkanlığı İstemin Özeti : ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi : Dosyanın incelenmesinden, davacının sahibi olduğu taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı Yasa'nın 18.maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığı, davacının bu uygulamaya itiraz ettiği, belediye encümeninin bu itiraza ilişkin olarak davacının sahibi olduğu parsellerin mümkün olduğu kadar imar uygulaması dışında bırakılması yolunda bir karar aldığı, ancak herhangi bir uygulamanın yapılmadığı, bunun üzerine dava konusu işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı, İdare Mahkememsince davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. İdare Hukukunda yerleşmiş ilkelerden biri de usulde paralellik ilkesidir. Bu ilke ile bir işlemin tesisinde uygulanan usul ve esasların aynı işlemin geri alınmasında veya kaldırılmasında da uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Olayda, bir takım kayıt ve şartlara bağlı olarak işlemin geri alınacağı yönünde bir karar alındığı ancak dava konusu işlemin geri alındığı veya iptal edildiği yolunda belediye encümenince alınmış bir kararın olmadığı görülmektedir. Bu durum karşısında İdare Mahkemesince işin esasına girilerek dava konusu işlem hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, ... (Merkez), ... Köyü, … - … -… parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda yapılan imar uygulamasının onaylanmasına ilişkin 25.3.2003 günlü, … sayılı belediye encümeni kararı ile bu işleme yapılan itirazın cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, davacının itirazı 6.5.2003 gününde belediye encümenince görüşülerek "…, …, … parselde kayıtlı gayrimenkul sahibi davacının parsellerinin mümkün olduğ...