Bir kişinin bir yıl içinde değişik kişilere borç para vermesi halinde devamlılık unsuru gerçekleşmiş kabul edileceğinden borç para verme işleminin ticari faaliyet olarak kabul edilmesinde yasal isabetsizlik bulunmadığı hk.
Danıştay 3. Daire E. 2008/5244 K. 2010/327 T. 4.2.2010 TİCARİ FAALİYET BORÇ PARA VERME İŞLEMİ ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI BİR KİŞİNİN BİR YIL İÇİNDE DEĞİŞİK KİŞİLERE BORÇ PARA VERMESİ HALİNDE DEVAMLILIK UNSURU GERÇEKLEŞMİŞ KABUL EDİLECEĞİNDEN BORÇ PARA VERME İŞLEMİNİN TİCARİ FAALİYET OLARAK KABUL EDİLMESİNDE YASAL İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI HK. 213/md. 353 İstemin Özeti: Davacı adına 2003 yılı için salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, Ocak-Mart dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergi, hesaplanan fon payı ile kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davada; davacının .......... Konut Yapı Kooperatifi Başkanı ........'e 2002, 2003 ve 2004 yıllarında çek karşılığında kooperatifin bilgisi dahilinde verdiği borç paraların ve ödenen faizin kooperatifin defterlerine kaydedildiği, ........ adına tahakkuk eden faiz tutarının 20.3.2002-6.12.2002 tarihleri arasında 12.631,36 YTL, 6.1.2003-6.3.2003 tarihleri arasında 10.487 YTL, 20.2.2004 tarihinde ise 2.200 YTL olduğu ve tüm bu borç para verme işlemlerinin çek kırma ve çeklerin vadelerinin uzatılması suretiyle yapıldığının tespit edilmesi üzerine elde edilmesine karşın beyan edilmeyen gelir nedeniyle tarhiyat yapıldığı, özel usulsüzlük cezası kesildiği, Danıştay İçtihatlarına göre, bir kişinin bir yıl içinde değişik kişilere borç para vermesi, aynı kişiye sürekli olarak birçok yıllar ödünç para vermesi veya yıl içinde bir kişiye ödünç para verip, vade sonunda sürenin bir yılı aşması hallerinde devamlılığın oluştuğunun kabul edilmesi karşısında yukarıdaki tespitler doğrultusunda davacı tarafından borç para verme işleminin ticari faaliyet olarak sürdürüldüğünün anlaşıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci bentleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının ise, cezanın kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen kanun hükmünde belirtilen unsurlar olayda bir arada gerçekleşmediğinden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle, vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davayı reddeden, geçici vergiyi ve özel usulsüzlük cezasını kaldıran, İzmir 3. Vergi Mahkemesinin 25.7.2008 gün ve E:2007/1572, K:2008/1007 sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının; kesilen cezanın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi'nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı'nın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun ol...