Yıllık alış-satış ve hasılat miktarı konusunda yeterli tespit yapılmadan tesis edilen götürü usulde mükellefiyet işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı hk.
Danıştay 9. Daire E. 2003/741 K. 2005/126 T. 3.2.2005 GÖTÜRÜ USUL YILLIK ALIŞ-SATIŞ VE HASILAT MİKTARI KONUSUNDA YETERLİ TESPİT YAPILMADAN TESİS EDİLEN GÖTÜRÜ USULDE MÜKELLEFİYET İŞLEMİNDE HUKUKA UYGUNLUK BULUNMADIĞI HK. 193/md. 9 , 47 , 48 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: Seyyar olarak kalorifer ve su tesisatçılığı yapan davacı adına 10.2.1996 tarihinden itibaren götürü usulde mükellefiyet tesis edilmesi işlemi ile re'sen salınan kusur cezalı katma değer vergisine karşı açılan davayı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 9'uncu maddesinin 2'nci bendinin uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan şeklinde bir iş yeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallaç, kalaycı,lehimci, musluk tamircisi... ve hamallar gibi küçük sanat erbabının, yıllık alış, satış veya hasılat tutarları 48'inci maddede yazılı hadlerin yarısını aşmayanların gelir vergisinden muaf olduklarının hükme bağlandığı, dosyanın incelenmesinden, davacı ve iş yaptığı üç ayrı kişi nezdinde düzenlenen yoklama fişleriyle, davacının 10.2.1996 tarihinden itibaren kalorifer tesisatı yaptığı tespit edilerek götürü usulde mükellefiyet tesis edildiği ve cezalı tarhiyat yapıldığı anlaşılmakta ise de, yukarıda açıklanan yasa hükmüne göre, davacının seyyar olarak yaptığı kalorifer ve su tesisatı faaliyetinin, musluk tamircisi gibi küçük sanat erbabı kapsamında değerlendirilerek, esnaf muaflığından faydalanması gerektiği sonucuna varıldığı, bu durumda davalı idarece, davacının yıllık alış-satış veya hasılat miktarı konusunda yeterli tespit yapılmadan faaliyetin konusu ve kapsamı dikkate alınmadan tesis edilen götürü usulde mükellefiyet işleminde ve yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle götürü usulde mükellefiyet tesisi işlemini iptal etmek yapılan cezalı tarhiyatı ise terkin etmek suretiyle kabul eden .... Vergi Mahkemesinin 26.9.2002 tarih ve 2002/1338 sayılı kararının; vergilendirmeyle ilgili yükümlülüklerini yasal süresinde yerine getirmeyen davacı adına tesis edilen götürü usulde mükellefiyet işleminde ve yapılan cezalı tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Dayandığı ...