E. 2021/695 K. 2023/102
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu kurumu ile şirket arasındaki sözleşmenin akdedilmiş olduğunu, söz konusu sözleşmeye istinaden, kurumumuzda şirket elemanı olarak program bazlı çalışırken ... tarafından, 13/08/2016 tarihli sözleşmenin feshine dair işlemin haksız fesih olarak tespiti ile işe iadesi ve bu işleme bağlı tazminat talepleri ile, gerek kurumumuz ve gerekse işveren davalı şirket aleyhine Ankara 19.İş Mahkemesinin 2016/657 Esasına kayden dava açıldığını, söz konusu dava sonucu verilen K.2017/441 sayılı "davanın kabulüne" dair karar ve aleyhine istinaf yoluna gidildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin E.2017/4217--K.2018/297 sayılı kararı ile, istinaf taleblerinin esastan...
Karar Metni
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/695 Esas - 2023/102 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/695 Esas KARAR NO : 2023/102
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2019 KARAR TARİHİ : 22/02/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu kurumu ile şirket arasındaki sözleşmenin akdedilmiş olduğunu, söz konusu sözleşmeye istinaden, kurumumuzda şirket elemanı olarak program bazlı çalışırken ... tarafından, 13/08/2016 tarihli sözleşmenin feshine dair işlemin haksız fesih olarak tespiti ile işe iadesi ve bu işleme bağlı tazminat talepleri ile, gerek kurumumuz ve gerekse işveren davalı şirket aleyhine Ankara 19.İş Mahkemesinin 2016/657 Esasına kayden dava açıldığını, söz konusu dava sonucu verilen K.2017/441 sayılı "davanın kabulüne" dair karar ve aleyhine istinaf yoluna gidildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin E.2017/4217--K.2018/297 sayılı kararı ile, istinaf taleblerinin esastan reddedildiğini, Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/9334-K.2018/18189 sayılı ilamı ile kararın Bozulduğunu, Davalı şirket işçisi ...'a davalı işveren şirketçe ödenmesi gereken söz konusu ödemenin, kurumumuzca yapılmak zorunda kalınması nedeniyle, bahse konu meblağın işveren şirket tahsilini teminen işbu davanın açılma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek davanın kabulüyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, 6252 sayılı yasa ile değişik 4857 sayılı İŞ KANUNU'nun 112. Maddesinin, işçi alacaklarının ödenmesine yönelik bütün sorumluluğu ilgili kamu kurum ve kuruluşan yüklediğini, diğer yandan, davacının tazminat ödediği işçiye ödenen tazminatlardan müvekkilin sorumlu tutulabilmesi için, müvekkilin işçiyi çalıştırdığı sürenin sonundan itibaren 2 yıl süre ile sorumluluğunun mümkün olduğunu ve dolayısı ile davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı müvekkilinin bir taarrufunun bulunmadığı ancak sosyal güvenlik hukuku açısından işçiyle şeklen bir ilişki kurulduğunun tartışmasız olduğu, dolayısıyla talep edilen tazminattan müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkil şirketinin, davacı tarafından ödenen yargılama giderlerinden de sorumlu tutulmayacağını, bütün kayıtların davacı kurumun uhdesinde olduğunu, ihale yapan, personelin mesai saat, ücret ve yıllık izinleri belirleyen davacı idare olduğunu, bu itibarla davacı kurumun dava açılmasına mahal bırakmadan işçilerin tüm yasal haklarını ödemesi gerekirken dava açılmasına sebebiyet vermesinin kendi kusuru olduğunu, bu maliyete de kendisinin katlanmak durumunda olduğunu belirterek davanın...