Yükümlü şirket ile merkezi yurt dışında bulunan şirket arasında ve bu şirkete ait gemilerle yapılacak taşıma için yapılan sözleşmenin navlun sözleşmesi olduğundan bahisle, bu sözleşmeye istinaden yapılacak ödemelerin kdvye tabi olmayacağı hk.
Danıştay 9. Daire E. 2003/1824 K. 2005/2663 T. 5.10.2005 NAVLUN SÖZLEŞMESİNDE KATMA DEĞER VERGİSİ YÜKÜMLÜ ŞİRKET İLE MERKEZİ YURT DIŞINDA BULUNAN ŞİRKET ARASINDA VE BU ŞİRKETE AİT GEMİLERLE YAPILACAK TAŞIMA İÇİN YAPILAN SÖZLEŞMENİN NAVLUN SÖZLEŞMESİ OLDUĞUNDAN BAHİSLE, BU SÖZLEŞMEYE İSTİNADEN YAPILACAK ÖDEMELERİN KDVYE TABİ OLMAYACAĞI HK. 3065/md. 1 , 9 Temyiz İsteminde Bulunan: ..... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: .... A.Ş. Vekilleri: Av. .... , Av. .... İstemin Özeti: Deniz ulaştırmacılığı faaliyeti ile iştigal eden yükümlü şirket adına vergi inceleme raporuna istinaden 1996/Ocak, Mart, Nisan, Haziran, Temmuz, Kasım dönemlerine ilişkin olarak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-f ve 9. maddelerine göre tarh edilen ağır kusur cezalı katma değer vergisinin terkini istemiyle açılan davayı; yükümlü şirket ile Merkezi ...'da bulunan .... adlı şirket arasında adı geçen şirkete ait gemilerle yapılacak taşıma nedeniyle düzenlenen sözleşmenin bir kira sözleşmesi mi yoksa navlun sözleşmesi mi olduğu, bir başka deyişle gemi sahiplerine yapılan bu ödemelerden Katma Değer Vergisi Kanununun 9. ve 1/3-f maddelerine göre davacıdan sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi aranılıp aranılamayacağı hususunun uyuşmazlığın özünü oluşturduğu, Türk Ticaret Kanununun 1131. maddesinde; geminin tamamı veya muayyen bir cüz'ü yolcu taşımak üzere üçüncü şahsa tahsis edilir veya üçüncü şahsa muayyen miktarda yolcu taşıma hakkı verilirse, taşıyan ile üçüncü şahıs arasındaki hukuki münasebet hakkında 1016. maddede anılan münasebetin mahiyeti ile telif olunabilecek hükümlerin tatbik olunacağı, bir başka deyişle bu tür sözleşmelerin navlun sözleşmesi olduğunun hükme bağlandığı, bu madde içeriğinde, navlun sözleşmesi ile taşıyanın geminin tamamını veya bir bölümünü yahut muayyen bir yerini navlun karşılığında tahsis ederek denizde taşımayı taahhüt eden mukavelenin, çarter mukavelesi olarak tanımlandığı, dosyada bulunan sözleşmelerin incelenmesinden, bunların kira sözleşmesi değil navlun sözleşmesi mahiyetinde olduğu sonucuna varıldığı, taşınan şeyin eşya yada yolcu olmasının Türk Ticaret Kanunundaki navlun sözleşmesi kapsamını değiştirmediği, olayda, söz konusu sözleşmelerde muvazaa olduğu yolunda bir belge yada iddia ileri sürülmediğine göre, bu sözleşmelerin yapısına bakarak türünün belirlenmesi gerektiği, buna göre, söz konusu sözleşmelerin navlun sözleşmesi olduğu, kira sözleşmesi olmadığı sonucuna varıldığından, bu sözleşmeye göre yapılan ödemelerin Katma Değer Vergisi Kanununun 9. ve 1/3-f maddeleri kapsamında olmadığının ve bu madde kapsamında davacı şirketten sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi aranamayacağının kabulü gerektiği, söz konusu sözleşmelere göre taşıma işlemi yabancı limanlar arasında olup, bu haliyle de Türkiye'de elde edilmiş bir gayrimenkul sermaye iradından bahsetmenin mümkün olmadığı, bu yönüyle de tarhiyatın yasal isabet taşımadığı gerekçesiyle kabul ederek dava konusu cezalı katma değer vergisini terkin eden .... Vergi Mahkemesinin 9.1...