Taraflar arasındaki sözleşmenin taşıma taahhüdü içeren bir sözleşme olduğu, gemi sahibi açısından bu sözleşme gereği elde edilen navlun gelirlerinin ticari kazanç niteliği taşıdığı ve tevkifat yapma zorunluluğunun bulunmadığı hakkında.
4. Daire 2001/3109 E. , 2002/3147 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2001/3109 Karar No : 2002/3147 Dava konusu olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme "navlun sözleşmesi" niteliği taşıdığından davacının Rusya'da mukim bir şirketten kiraladığı gelirler için yaptığı kira ödemelerinden tevkifat yapma zorunluluğunun bulunmadığı hk. Temyiz Eden : Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğü İSTANBUL Karşı Taraf : … Vekili : … istemin Özeti : Deniz ulaştırmacalığı faaliyeti yapan davacı şirketin 1995 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu; Rusya'da mukim … C.O'dan kiraladığı gemiler için yaptığı kira ödemelerinden 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü maddesi uyarınca tevkifat yapılmadığı ileri sürülerek 1995/1-12 nci ayları için resen kurum (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış ağır kusur cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi, … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Türk Ticaret Kanununun 1131 inci maddesinde; "geminin tamamen veya muayyen bir cüz'ü yolcu taşımak üzere üçüncü şahsa tahsis edilir veya üçüncü şahsa muayyen miktarda yolcu taşıma hakkı verilirse, taşıyan ile üçüncü şahıs arasındaki hukuki münasebet hakkında dördüncü faslın birinci kısmının mezkur münasebetin mahiyeti ile telif olunabilecek hükümleri tatbik olunur" düzenlenmesine yer verildiği, sözü edilen dördüncü faslın birinci kısmında yer alan 1016 ncı maddede ise; navlun sözleşmesinin, taşıyanın geminin tamamını veya bir cüzünü yahut muayyen bir yerini taşıtana navlun karşılığında tahsis ederek eşyayı denizde taşımasını taahhüt eden bir mukavale olarak tanımlandığı, başka bir deyişle bu tür sözleşmelerin navlun sözleşmesi olduğunun hükme bağlandığı, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğinin belirlenmesi gerektiği, geminin ticari işletmesi ile ilgili tüm masrafların davacıya, geminin tamiri, bakımı, hazırlanması ile ilgili giderler ile personel ücretleri ve sigorta masraflarının gemi sahibine ait olduğu, gemi sahibinin kaptan, makina ve güverte mürettebatını sağlamak, bunların ücretlerini ödemek ve gemiyi sigorta ettirmekle yükümlü olduğu, gemi sahiplerinin onayı olmadan hiçbir kargo taşınamayacağı gibi kiracının, kaptanın ve gemi çalışanlarından memnun olmaması halinde gerekli değişikliği ancak gemi sahibinin yapabileceğinin anlaşıldığı, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin bir gemi kiralama sözleşmesi değil taşıma taahhüdü içeren bir sözleşme olduğu, gemi sahibi açısından taşıma taahhüdü içeren sözleşme gereği elde edilen navlun gelirlerinin ticari kazanç niteliği taşıdığı ve davacının 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü maddesi gereğince tevkifat yapma zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı idare, yük taşımak üzere gemi tahsis edilmesine ilişkin olarak gemi sahipleriyle yapılan sözleşmenin bir gemi kiralama sözleşmesi olduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi...