Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili ------ tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile ürettiği ve/veya ithal ettiği araç lastiklerinin pazarlama ve satışı için davalı ile kurulan bayilik ilişkisi neticesinde ödenmesi gereken tutarı ödememesi nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, borca ve imzaya itiraz etmek suretiyle durdurulduğunu, davacının davalıya teslim etmiş olduğu ürünlerin karşılığı muaccel borcu olan ----- ödemeyerek temerrüde düştüğünü, ticari defterlerince bu hususun incelendiğinde tespit edileceğini, davalının icra takibindeki itirazının haksız ve kötü niyetli--------- sayılı dosyasında görülen davada itirazlarına yeni iddialar ekleyerek karekod ve seri numarasının olmadığından bahisle çek...
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/642 KARAR NO: 2023/133 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/06/2018 KARAR TARİHİ: 15/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili ------ tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile ürettiği ve/veya ithal ettiği araç lastiklerinin pazarlama ve satışı için davalı ile kurulan bayilik ilişkisi neticesinde ödenmesi gereken tutarı ödememesi nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, borca ve imzaya itiraz etmek suretiyle durdurulduğunu, davacının davalıya teslim etmiş olduğu ürünlerin karşılığı muaccel borcu olan ----- ödemeyerek temerrüde düştüğünü, ticari defterlerince bu hususun incelendiğinde tespit edileceğini, davalının icra takibindeki itirazının haksız ve kötü niyetli--------- sayılı dosyasında görülen davada itirazlarına yeni iddialar ekleyerek karekod ve seri numarasının olmadığından bahisle çek vasfında olmadığının iddia edildiğini, ancak davacının itirazının 31.12.2016 tarihinden sonra verilen çek yaprakları için uygulanabileceğini, keza çekler üzerinde yer alan para cinsinin -----olduğu ve bu nedenle ödenmesi gereken havaleyi içermediği iddiasının da her türlü hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, çekin basıldığı dönemde para biriminin --- olduğunu, ------yazmasının da çekin basım tarihine delil teşkil ettiğini, -----borcun ticari işlere uygulanan en yüksek faiz oranında olmak üzere işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili-----havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın muaccel alacağı olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı, borcu veya taahhüdü bulunmadığını, davalı defter ve kayıtlarında sabit olduğu üzere, davacı yan perde arkasında sahip olduğu ve fiilen yönetim ve kontrolünü yaptığı, görüntüde ve evrak üzerinde müvekkili şirket yetkililerini hisse sahibi ve yetkilisi gösterdiği(buna mecbur ettiği) ---------- hisse ve sermaye bedellerini müvekkili şirkete havale ettiğini ve müvekkili şirket yetkililerinin bu parayı elden çekerek görünüşte kendi adlarına anılan şirkete hisse ve sermaye bedeli olarak yatırımlarını organize ettiğini, ------- yasaklarını ve cezalarını dolanmak amacıyla yaptığı/yaptırdığı bu işlemler dolayısıyla müvekkili şirket hesabına gönderdiği bu para/paraların müvekkili şirketin davacı yana borcu imiş gibi kayıtlara alınmasını sağladığını ve müvekkili şirket yetkililerine her gündeme gelişinde bu tutarın gerçek bir alacak olmadığı belirtilerek borç kaydının düzeltileceğinin bildirildiğini, ancak fiili gerçeklikte kendi sahibi olduğu ve kontrolü ile yönetimini tamamen elinde tuttuğu şirketin hisse bedeli tutarını müvekkili şirketin borcu olarak göstermeye devam etmesine karşılı...