Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2007 yılından bu yana "..." ibareli marka ile ağız ve diş sağlığı alanında faaliyet göstermek olduğunu, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı, müvekkilinin hizmet verdiği ağız ve diş sağlığı sektöründe faaliyet gösterirken kullandığı "..." markasının benzerini, neredeyse aynısını toplum nezdinde iltibasa yol açacak şekilde aynı sektörde faaliyet bulunduğu işletmesinde "..." ibaresini tek harf değişikliği ile tabela, katalog, broşür ve benzeri materyallerde kullandığını, davalı aleyhine açılan Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında görülen davada alınan bilirkişi raporunda da...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/309 KARAR NO : 2022/269
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/11/2022 KARAR TARİHİ : 15/12/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2022
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2007 yılından bu yana "..." ibareli marka ile ağız ve diş sağlığı alanında faaliyet göstermek olduğunu, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı, müvekkilinin hizmet verdiği ağız ve diş sağlığı sektöründe faaliyet gösterirken kullandığı "..." markasının benzerini, neredeyse aynısını toplum nezdinde iltibasa yol açacak şekilde aynı sektörde faaliyet bulunduğu işletmesinde "..." ibaresini tek harf değişikliği ile tabela, katalog, broşür ve benzeri materyallerde kullandığını, davalı aleyhine açılan Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında görülen davada alınan bilirkişi raporunda da davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığının tespit edildiğini, davalının tüm bu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan maddi ve manevi haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. TTK'nun 4/1-b maddesi uyarınca fikri-sınai mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardandır. Taraflar tacir olmakla uyuşmazlığın aynı Kanunun 4/1-f bendi kapsamında ticari işletmeyi ilgilendirdiği sabittir. TTK'nun 5/A maddesi uyarınca " Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Bu kapsamda , tensiple davacı vekiline muhtıra tebliğ edilerek 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir hafta kesin süre içerisinde ibrazı, aksi halde davanın usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş, ancak davacı vekili ihtara rağmen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmemiştir. Bu durumda uyuşmazlığın niteliği ve yukarıda değinilen yasal düzenleme karşısında davacının davasının dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının TTK'nun 5/A, 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 341,55 TL harçtan...