Sözleşmeden doğan damga vergisinin ödenmediğinin tespiti halinde pişmanlık hükümlerinden yararlanılamayacağı hk.
Danıştay 7. Daire E. 2002/2898 K. 2003/4846 T. 20.11.2003 PİŞMANLIK SÖZLEŞMEDEN DOĞAN DAMGA VERGİSİ SÖZLEŞMEDEN DOĞAN DAMGA VERGİSİNİN ÖDENMEDİĞİNİN TESPİTİ HALİNDE PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN YARARLANILAMAYACAĞI HK. 213/md. 371 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1) .... Vekili: Av. .... 2) .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Davacının da taraflarından biri olduğu ve 3.6.1999 tarihinde dört nüsha olarak düzenlenen hisse senedi satış sözleşmesi nedeniyle, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14'üncü maddesine 4369 sayılı Kanunun 77'nci maddesiyle eklenen cümledeki azami haddin 1999 yılı için geçerli tutarının, sözleşmenin her bir nüshası için ayrı ayrı dikkate alınması gerektiğinden bahisle, 1999/Haziran dönemi için müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına ikmalen salınan damga vergisi ile kesilen vergi zıyaı cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; dosyanın incelenmesinden, .... Bankası T.A.Ş. Genel Müdürlüğü nezdinde, Bankalar Yeminli Murakıplarınca yapılan inceleme sırasında, davacı ile diğer bir şahıs ve iki şirket arasında 3.6.1999 tarihinde dört nüsha olarak düzenlenen hisse senedi satış sözleşmesinden doğan damga vergisi yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin 21.6.2001 tarihli tutanakla tespitinden sonra, şirketlerden biri tarafından 28.6.2001 tarihli pişmanlık dilekçesi ekinde verilen damga vergisi beyannamesine dayanılarak azami tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen damga vergisinin pişmanlık zammı ile birlikte 13.7.2001 tarihinde ödenmesi üzerine, azami haddin sözleşmenin her nüshası için ayrı ayrı dikkate alınması suretiyle, dava konusu tarh ve ceza kesme işlemlerinin tesis edildiğinin anlaşıldığı; olayda, sözleşmenin varlığı, miktarı, damga vergisine tabi olduğu, damga vergisi oranı ve uygulanacak azami tutar konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı; uyuşmazlığın çözümünün, damga vergisinin azami haddinin, sözleşmenin her bir nüshası için ayrı ayrı dikkate alınmasının gerekli olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasına bağlı olduğu; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1, 5 ve 14'üncü maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Kanunda geçen kağıt teriminin, nüshadan farklı olarak, aynı hususu ispat veya belli etmek üzere düzenlenip imzalanan bu nüshaların tümünü birlikte ifade ettiği; dolayısıyla, sözleşmenin her bir nüshasının ayrı ayrı damga vergisine tabi olduğu; ancak, tüm nüshalar için hesaplanacak toplam verginin, 14'üncü maddede yazılı azami haddi aşamayacağı sonucuna varıldığı; 4369 sayılı Kanunun 77'nci maddesinin gerekçesinin de, bu sonucu doğruladığı; buna göre, azami haddin, kağıt (işlem) bazında tek olarak uygulanması gerektiği; tarhiyatın azami tutarı aşan kısmında bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı; ayrıca, vergiyi doğuran olayın pişmanlık dilekçesinin verildiği tarihten önce tutanakla tespit edilmiş olması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371'inci maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı; ancak, vergi alacağının ödenmiş olması karşısında, tarh edilecek vergi bulunmadığından,...