İstanbul BAM 37.HD 2020/1684E. 2021/649K.sayılı ilamında "6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine 21/04/2021 gününde oy birliğiyle karar verilmesi ve karara direnilmesi ise usulen mükün bulunmaması karşısında usulen oluşan hukuki zaruret nedeniyle yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla davalı şirketin tasfiyesinin açılmasına karar verildiğini ancak, tasfiye memuru atanmadığı için tasfiye işlemlerinin gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket inkar eden konumdadır. Somut olayda davacının talebi, ... 9.numaralı Tasfiye Kurulu Başkanlığından gönderilen ... ve ......
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/420 KARAR NO : 2022/582
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 03/08/2018 KARAR TARİHİ : 22/09/2022
İstanbul BAM 37.HD 2020/1684E. 2021/649K.sayılı ilamında "6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine 21/04/2021 gününde oy birliğiyle karar verilmesi ve karara direnilmesi ise usulen mükün bulunmaması karşısında usulen oluşan hukuki zaruret nedeniyle yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla davalı şirketin tasfiyesinin açılmasına karar verildiğini ancak, tasfiye memuru atanmadığı için tasfiye işlemlerinin gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket inkar eden konumdadır. Somut olayda davacının talebi, ... 9.numaralı Tasfiye Kurulu Başkanlığından gönderilen ... ve ... numaralı yazı uyarınca ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ...E. ... ilamı gereğince şirketin kaydına tasfiye şerhinin işlenmiş olmasına rağmen halihazırda adı geçen şirketin tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilememiş olmamış nedeniyle Mahkememizce tasfiye memuru atanıp atanamayacağı noktasındadır. Hasım olarak gösterilen şirket hakkında ... 9.numaralı Tasfiye Kurulu Başkanlığından gönderilen ... ve ... numaralı yazı uyarınca ve ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ...E. ... ilamı gereği şirketin tasfiyesine dair kayıt konulduğu, aradan geçen uzun süreye rağmen tasfiye işlemlerinin halihazırda tamamlanmadığı kayden açıktır. Bu noktada davacıların söz konusu talep açısından hukuki yararlarının olup olmadığının takdiri gerekir. "Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/10-642 E., 2012/38 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarın karar verilene kadar sürmesi gerekir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, Ramazan; aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, önsöz VII). Hukuk Genel Kurulunun 24.06.1992 gün ve 1992/1-347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (Rechts-schutzbedürfnis). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır. Mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun yürürlükte olduğu dönem içinde öğreti ve yargısal kararlar, dava açarken hukuki yararın bulunması gereğini, "dava şartı" olarak kabul etmiştir. Bu şart, "dava konusuna ilişkin gene...