Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde vergi kanunlarından doğan cezaların tüzel kişiler adına kesileceği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2001/3998 K. 2002/2424 T. 13.6.2002 TÜZEL KİŞİLER ADINA CEZA KESME TÜZEL KİŞİLERİN İDARE VE TASFİYESİNDE VERGİ KANUNLARINDAN DOĞAN CEZALARIN TÜZEL KİŞİLER ADINA KESİLECEĞİ HK. 213/md. 331 , 333 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2) ... A.Ş. Vekili: Av. .... İstemin Özeti: Davacı Şirket adına özel usulsüzlük cezası kesilmesi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353'üncü maddesinin 1'inci fıkrasını açıklayarak, özel usulsüzlük cezasını gerektiren fiilin gerçekleştiği dönemde, anılan kanun maddesinde 4008 sayılı kanunla yapılan değişikliğe göre bir yılda kesilebilecek azami ceza haddinin 750.000.000.- lira olması sebebiyle, özel usulsüzlük cezasının bu meblağı aşan kısmında isabet bulunmadığı gerekçesiyle ceza kesme işleminin bu miktardan fazlasına ilişkin kısmını iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 26.6.2001 gün ve E: 2001/495, K: 2001/561 sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının; yapılan işlemin yerinde olduğu ileri sürülerek davalı idarece; redde ilişkin hüküm fıkrasının ise, alınan faturaların yapılan hizmet karşılığı düzenlendiği ileri sürülerek davacı tarafından bozulması ve duruşma yapılması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Davacı tarafından işlerin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idarece savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Olayda, .... Limited Şirketince düzenlenen faturalarla belgelendirilen taşeronluk işinin, Dairemizin 13.6.2002 gün ve E: 2002/1231; K: 2002/2425 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, davacı Şirketçe bizzat ifa edildiği, söz konusu faturaların ise, giderleri artırmak ve katma değer vergisi indiriminden yararlanmak amacıyla düzenlendiği anlaşıldığından; sözü edilen işin üçüncü bir kişiye yaptırıldığına dair herhangi bir belirleme de olmadığından, ortada, Kanunda belirtilen belgelerden herhangi birinin düzenlenmesini gerektiren bir muamele ve özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren bir neden bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Danıştay Yedinci Dairesince duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: Dosyanın incelenmesinden; .... İnşaatı işini üstlenen davacı Şirketin 1.1.1995 tarihli sözleşme ile anılan işin belli kısımlarını yapımı konusunda, Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca .... Anonim Şirketi ile iş ortaklığı kurduğu; inşaat işinde taşeronluk yaptığı belirtilen .... Limited Şirketince iş ortaklığı adına...