Kamu alacağının korunması amacıyla bir önlem niteliğinde olan ihtiyati haciz müessesesinin işletilebilmesi için kamu alacağının tarh ve tahakkukuna ilişkin işlemlerin tamamlanmış olmasına ve öncelikle teminat istenmesine gerek bulunmadığı hk.
Danıştay 7. Daire E. 2000/8134 K. 2003/5143 T. 18.12.2003 İHTİYATİ HACİZ KAMU ALACAĞININ KORUNMASI AMACIYLA BİR ÖNLEM NİTELİĞİNDE OLAN İHTİYATİ HACİZ MÜESSESESİNİN İŞLETİLEBİLMESİ İÇİN KAMU ALACAĞININ TARH VE TAHAKKUKUNA İLİŞKİN İŞLEMLERİN TAMAMLANMIŞ OLMASINA VE ÖNCELİKLE TEMİNAT İSTENMESİNE GEREK BULUNMADIĞI HK. 6183/md. 9 , 13 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... A.Ş. Vekili: Av. .... İstemin Özeti: Davacı Şirket adına, inceleme elemanı tarafından, ilk belirlemelere göre hesaplanan 1998 yılına ilişkin katma değer vergisi ve kaçakçılık cezası tutarı kadar ihtiyati tahakkuk emri verilmesi ve ihtiyati haciz kararı alınması yolunda tesis edilen işlemleri; tahakkuk etmemiş amme alacağıyla ilgili olarak ihtiyati haciz uygulanmasından önce salınması öngörülen verginin miktarının belirlenmesi ve öncelikle teminat istenmesi gerektiği; teminat istenebilmesi için 6183 sayılı Yasanın 9'uncu maddesine göre ilk belirlemelere göre saptanması gereken miktarın hesaplanabilmesi için de kamu borçlusunun ilgili döneme ait işlemlerinin incelenmesinin zorunlu olduğu; olayda, gelirler kontrolörü tarafından, davacı Şirketin 1998 takvim yılına ilişkin defter ve belgeleri istenilmeden önce, nasıl hesaplandığı anlaşılamayan toplam 2.831.346.680.000.- lira vergi ve ceza için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz uygulanması yolunda davalı idareye talimat verildiği anlaşıldığından, sözü edilen amme alacağının davacı Şirketin defter ve belgeleri üzerinde yapılan bir inceleme sonucunda saptandığından söz edilemeyeceği; oysa kamu alacağının defter ve belgeler üzerinde yapılacak bir inceleme ile belirlenmesi gerektiği, tarh dosyası üzerinde yapılacak incelemelerin, niteliği itibarıyla inceleme olmayıp, iç denetim olduğu; karşıt incelemelerle ve mali müşavir raporlarıyla elde edilen bilgi ve belgelere itibar edilebilmesi için de bunların defter kayıtları ile karşılaştırılarak delil olma niteliği bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği; öte yandan, 6183 sayılı Yasanın 13'üncü maddesinin 2 ila 7'nci fıkralarında sayılan haller davacı Şirket yönünden gerçekleşmediği gibi, davalı idarenin bu yönde herhangi bir araştırma ve saptamasının da bulunmadığı; idarece, her ne kadar, anılan maddenin 1'inci fıkrası uyarınca teminat istenmesi halinin mevcut olduğu savunulmakta ise de, bu halin varlığı nedenine dayanılarak doğrudan doğruya ihtiyati haciz uygulaması yoluna gidilmeyip, aynı Yasanın 9'uncu maddesine göre öncelikle teminat istenmesi gerektiği, esasen Yasa Koyucunun bu gibi durumlarda teminat istenilmesi ile yetinilmesini öngördüğü; istenen teminatın verilmemesi durumunda ihtiyati haciz uygulanabileceği; bu durumda, davacı Şirketten teminat istenmeksizin ve defter ve belgeleri üzerinde herhangi bir inceleme yapılmaksızın, inceleme elemanının yazılı isteği doğrultusunda, davacı Şirket adına ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz uygulaması yönünde tesis edilen işlemlerde yasal uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 18.1...