Tarh ve ceza kesme işlemleri yasal süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen vergi ve cezanın mükellefine geri verilmesinin ancak vergi hatalarının düzeltilmelerine dair hükümler uyarınca ve zamanaşımı süresinde olanaklı bulunduğu hk.
7. Daire 2000/5877 E. , 2003/271 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2000/5877 Karar No : 2003/271 Temyiz İsteminde Bulunan: ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf : Perşembe Mal Müdürlüğü İstemin Özeti : Davacı tarafından 1996 yılı Mayıs dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinin verilmediğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen salınan katma değer vergisi ile kesilen cezanın kesinleşmesinden ve anılan vergi ile cezanın, gecikme faizi ve zammıyla birlikte ödenmesinden sonra istirdatı istemiyle açılan davayı; tahsilat üzerine açılan davada, davanın süresinde olduğu kabul edilerek işin esasının incelenebilmesi için, öncelikle, söz konusu vergi ve cezalardan tahsilat tarihi itibarıyla haberdar olunduğunun, başka anlatımla, vergi ve cezaları içeren ihbarnamenin davacıya daha önceden usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin ortaya konulması gerektiği; olayda; davacının, idarece bilinen adresinin değiştiğine dair beyanda bulunmadığı; idarece, ihbarnamenin, davacının bilinen adresine posta vasıtasıyla gönderilmesine karşın, köy muhtarınca, adresinde bulunmadığı ve yeni adresinin de bilinmediğinin ifade edilmesi nedeniyle tebligatın gerçekleştirilememesi üzerine, ilanen tebligat yoluna gidildiğinin anlaşıldığı; bu durumda davacının, söz konusu vergi ve cezalardan tahsilat tarihi itibarıyla haberdar olunduğu yönündeki iddiasının kabulüne olanak bulunmadığından, ihbarnamenin tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren yasal süre içinde dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden sonra, tahsilat tarihi esas alınmak suretiyle açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; davacının Belçika'da ikamet ettiği idarece de bilindiğinden, yurt dışında tebligat yapılması gerektiği; ilanen tebligatın haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz başvurusu; 1996 yılının Mayıs dönemine ilişkin takdir komisyonu kararına dayanılarak davacı adına salınan ve kesinleşmesinden sonra gecikme zammı ve faiziyle birlikte ödenen katma değer vergisi ile cezanın istirdatı istemiyle açı...